Küresel sistemin derin ve varoluşsal bir krizden geçtiği şu günlerde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan tüm dünyayı yakından ilgilendiren kritik bir son dakika açıklaması geldi. Antalya Diplomasi Forumu’nun açılış oturumunda kürsüye çıkan Erdoğan, hem Kahramanmaraş’ta yaşanan kahreden okul saldırısına değinerek acıyı paylaştı hem de Orta Doğu’yu barut fıçısına çeviren güçlere karşı sert bir mesaj gönderdi. Peki, küresel ticaretin şahdamarı sayılan Hürmüz Boğazı için verilen o şok edici uyarı neydi ve Türkiye masada hangi rolü üstlenecek? İşte uluslararası arenada büyük yankı uyandıran o tarihi konuşmanın tüm detayları…
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünya liderlerini ağırlayan Antalya Diplomasi Forumu’nda bölgesel gelişmelere ve küresel krizlere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Konuşmasının merkezine Orta Doğu’daki gerilimi ve Gazze’de yaşanan insanlık dramını alan Erdoğan, diplomasi masasının artık sadece çıkarların değil, ahlaki ilkelerin de tartışıldığı bir zemin olması gerektiğini vurguladı.
Yatırımcıların ve siyaset dünyasının en çok merak ettiği konulardan biri olan Körfez’deki gerilime değinen Erdoğan, net bir çizgi çekti. Küresel petrol ticaretinin ana rotalarından biri olan boğazın durumuyla ilgili olarak, “Hürmüz’ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman’dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan, seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz’ün ticari gemilere açık tutulmasıdır” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, bölgedeki olası bir abluka girişimine karşı Türkiye’nin net duruşunu gözler önüne serdi.
Orta Doğu’da 40 gündür devam eden ve bölgeyi “barut kokusuna” boğan çatışmaları sert bir dille eleştiren Erdoğan, Birleşmiş Milletler ve Batılı ülkelerin tutumunu yapısal bir çürüme olarak nitelendirdi. Gazze’deki durumun sıradan bir insani trajedi olmadığını belirten Erdoğan, “Eğer bir sistem küvezdeki masum bebekleri kurşunlardan koruyamıyorsa, sivillerin toplu şekilde hedef alınmasının önüne geçemiyorsa bu yapısal bir çürümedir. Bu tablo ahlak krizinin en bariz hali değil midir?” sözleriyle uluslararası topluma ayna tuttu.
Bölgedeki diplomatik temasların önemine dikkat çeken Erdoğan, Pakistan’ın girişimleriyle ilan edilen 15 günlük geçici ateşkesten duyulan memnuniyeti dile getirdi. Çözüm yolunun silahlardan değil, müzakere masasından geçtiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, “Türkiye tarafların istekli olması halinde doğrudan müzakerelerin devamı için her türlü kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır” diyerek Ankara’nın barış için arabuluculuk rolüne her an hazır olduğunun sinyalini verdi.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap