Kahve, sadece bir içecek değil, bir kültürdür. Ancak bu kültürün içinde öyle bir isim vardır ki, o hem bir hazırlama biçimini hem de eşsiz bir karışımı temsil eder: Dibek Kahvesi. Modern dünyanın elektrikli öğütücülerine inat, sabırla ve emekle hazırlanan bu kahve, günümüzde sağlıklı yaşam trendlerinin de bir parçası haline gelmiş durumda.
Kahve, sadece bir içecek değil, bir kültürdür. Ancak bu kültürün içinde öyle bir isim vardır ki, o hem bir hazırlama biçimini hem de eşsiz bir karışımı temsil eder: Dibek Kahvesi. Modern dünyanın elektrikli öğütücülerine inat, sabırla ve emekle hazırlanan bu kahve, günümüzde sağlıklı yaşam trendlerinin de bir parçası haline gelmiş durumda.
Birçok kişi Dibek kahvesini farklı bir kahve çekirdeği sanır. Oysa “Dibek”, kahvenin cinsi değil, öğütülme biçimidir. “Dibek” kelimesi, taştan veya ağaçtan yapılmış büyük havanlara verilen isimdir.
Eskiden kahve çekirdekleri, bu devasa taş havanların içine konur ve ağır tokmaklarla dövülerek toz haline getirilirdi. Bu yöntemle öğütülen kahve, elektrikli değirmenlerdeki gibi ısınmaz ve yağını içinde hapseder. Bu da kahvenin çok daha yoğun, aromatik ve yumuşak bir içime sahip olmasını sağlar. Bugün içtiğimiz “karışımlı” Dibek kahvesi ise bu geleneksel yöntemin içine çeşitli şifalı bitkilerin eklenmesiyle oluşmuş modern bir reçetedir.
Standart bir Türk kahvesi sadece ince çekilmiş kahve çekirdeklerinden oluşurken, Dibek kahvesi adeta bir “şifa kokteyli” gibidir. İçeriği markadan markaya değişse de geleneksel bir Dibek kahvesinde genellikle şu yedi bileşen bulunur:
Dibek kahvesi, içeriğindeki bitkisel karışımlar sayesinde sadece bir keyif içeceği olmaktan çıkıp fonksiyonel bir gıdaya dönüşür. İşte düzenli tüketildiğinde vücuda sağladığı faydalar:
Özellikle yemeklerden sonra içilen bir fincan Dibek kahvesi, içeriğindeki kakule ve menengiç sayesinde mideyi rahatlatır. Hazmı kolaylaştırır ve şişkinlik hissini azaltır. “Mide dostu kahve” olarak bilinmesinin sebebi, asiditesinin normal kahveye göre daha düşük olmasıdır.
Dibek kahvesinin en belirgin özelliklerinden biri olan kakule tohumları, ağız içindeki bakterilerle savaşır. Soğan, sarımsak gibi keskin kokulu yiyeceklerden sonra içildiğinde nefesi tazeler.
İçindeki keçiboynuzu ve salep özleri, kan şekerini dengeleyerek iştahın kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Ara öğünlerde tüketildiğinde tokluk süresini uzatır, tatlı krizlerinin önüne geçer.
Menengiç yağı ve kahvenin doğal antioksidanları, kötü kolesterolün (LDL) dengelenmesine yardımcı olabilir. Damar yapısını koruyucu etkisi olduğu bilinmektedir.
Kahve telvesiyle yapılan peelingleri duymuşsunuzdur. Dibek kahvesi, içindeki doğal bitki yağları sayesinde cildi içeriden de destekler. Düzenli tüketimde hücre yenilenmesine katkı sağlar.
Pek çok tüketici bu ikisini karıştırsa da, aralarında hem teknik hem de lezzet açısından büyük farklar vardır:
Dibek kahvesinin tüm aromasını ortaya çıkarmak için “ağır ağır” pişmesi esastır. İşte adım adım tarif:
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap