Yargıtay, müteahhitten konut alıp fiilen yerleşen tüketicileri koruyan kritik bir karara imza attı. Tapu artık her zaman tek başına koruma sağlamıyor.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, müteahhitten adi yazılı sözleşme ile konut satın alan tüketicilerin haklarını koruyan emsal nitelikte bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, konutun fiilen kullanıldığını bilen veya gerekli özeni gösterdiğinde bunu öğrenebilecek durumda olan üçüncü kişilerin, tapuyu devralmış olsalar dahi iyi niyetli sayılamayacağına hükmetti.
Şanlıurfa 1. Tüketici Mahkemesi’ne taşınan olayda, bir tüketici yükleniciden satın aldığı ve Kasım 2013’te teslim aldığı dairenin, tapuda başka birine devredildiğini tespit etti. Tüketici, dairede Aralık 2013’ten bu yana doğalgaz aboneliği ile ikamet ettiğini kanıtlarken, mahkeme tapu devrinin mal kaçırma amacıyla yapıldığına karar verdi.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi, davalının konutta başka birinin oturduğunu bildiği yönündeki karakol ifadesini gerekçe göstererek yerel mahkemenin kararını hukuka uygun buldu. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi de oy birliğiyle onama kararı vererek tapunun ilk alıcı adına tescil edilmesini kesinleştirdi.
Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesi tapu siciline güveni esas alsa da, Yargıtay kararı bu korumanın sınırsız olmadığını hatırlattı. Taşınmazı devralan tarafın, konutun fiili kullanım durumunu araştırmaması durumunda iyi niyet iddiasının geçersiz olduğu vurgulandı.
Hukuki süreçte adi yazılı sözleşmelerin otomatik olarak geçerli sayılmadığı, kararın özellikle yükleniciye düşen bağımsız bölümün temliki ve fiili teslim durumuyla sınırlı olduğu ifade edildi. Uzmanlar, konut alımlarında tapu kaydının yanı sıra taşınmazın yerinde görülmesi ve kullanım hakkının sorgulanması gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor.
Yorum Yap