Eğitim dünyasının merakla beklediği 2026 bütçesi Meclis’ten geçti. Üniversitelerin kasasına girecek rakam 651 milyar TL’yi bulurken, aslan payı yine eğitime ayrıldı. Peki bu dev bütçe kampüslere, laboratuvarlara ve öğrenci cebine nasıl yansıyacak? İşte detaylar…
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’ndaki bütçe maratonu sona erdi ve yükseköğretimin 2026 yılı yol haritası netleşti. Kabul edilen Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’na göre, üniversitelere ayrılan kaynak tarihi bir seviyeye ulaşarak 651 milyar TL oldu.
Eğitime ayrılan toplam bütçenin 2 trilyon 896 milyar TL’yi bulduğu bu dönemde, yükseköğretim kurumlarına sağlanan bu rekor artış, “Üniversitelerde restorasyon dönemi mi başlıyor?” sorusunu akıllara getirdi.
2026 bütçesiyle birlikte 127 devlet üniversitesi, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve ÖSYM’nin kasasına girecek ödenekler belirlendi. Vakıf üniversitelerinin kendi öz kaynaklarıyla döndüğü sistemde, devletin önceliği kamu üniversitelerinin altyapısını güçlendirmek oldu. Yetkililer, bu yılki artışın sadece maaş ödemeleri için değil; üniversitelerin “Diploma veren kurum” kimliğinden sıyrılıp, “Bilim üreten merkez” haline gelmesi için yapıldığını vurguluyor.
Bütçe görüşmelerinde bazı üniversitelere ayrılan ödenekler de dikkat çekti. Anadolu’daki üniversitelerin bütçelerindeki artış, bölgesel kalkınma hedefini de gözler önüne seriyor. Öne çıkan bazı rakamlar şöyle:
Özellikle İstanbul ve Ankara’daki köklü üniversitelerin, hem öğrenci yoğunluğu hem de devasa araştırma projeleri nedeniyle bütçeden yine en büyük dilimi aldığı görülüyor.
Milyarlarca liralık kaynağın kullanım alanları da şimdiden belli. Rektörlüklerin öncelikli ajandasında şunlar var:
Rekor bütçe kulağa hoş gelse de, akademi dünyasında temkinli bir iyimserlik hakim. Sendikalar ve bazı muhalefet temsilcileri, rakamlar büyüse de enflasyon gerçeğini hatırlatıyor. Eleştirilerin odağında; laboratuvar malzemelerinin dövizle alınması, artan enerji maliyetleri ve akademik personelin alım gücü var. Kaynağın “betona” değil, “bilime ve insana” harcanması gerektiği uyarısı, bütçe tartışmalarının en sıcak başlığı olmaya devam ediyor.
Her şeye rağmen eğitime ayrılan payın genel bütçenin yüzde 15’ini aşması, genç nüfuslu Türkiye için geleceğe dair umut veren en önemli veri olarak kayıtlara geçti. Şimdi gözler, bu kaynağın ne kadar verimli kullanılacağında.
Kaynak: Haber Merkezi
Yorum Yap