Ortadoğu’da tansiyon bir kez daha zirveye tırmanırken, Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen son dakika adımı tüm dünyada soğuk duş etkisi yarattı. Bölge ülkelerinin de yakından takip ettiği krizde alınan acil durum kararı, akıllara “Beklenen büyük çatışma başlıyor mu?” sorusunu getirdi. İşte sızdırılan o şok fotoğraflar ve bölgedeki kritik uyarının perde arkası…
Dünyanın gözü kulağı uzun süredir bölgedeki diplomatik temaslardayken, sahadan gelen son haberler tehlike çanlarının çaldığını gösteriyor. Masadaki görüşmelerin gölgesinde, ABD Dışişleri Bakanlığı, beklenmedik bir şekilde düğmeye bastı. 27 Şubat itibarıyla alınan yeni bir kararla, İsrail’deki diplomatik misyonlarda görevli sivil personel için geri sayım resmen başladı.
Artan güvenlik riskleri ve İran ile tırmanan gerilimi gerekçe gösteren ABD yönetimi, İsrail Büyükelçiliği’nde kritik görevlerde bulunmayan çalışanlarına ve ailelerine ülkeyi derhal terk etmeleri için izin verdi. Yapılan resmi açıklamada, personelin özellikle Kudüs’ün Eski Şehir bölgesine ve Batı Şeria’ya seyahatlerinin önceden haber verilmeksizin kısıtlanabileceği veya tamamen yasaklanabileceği yönünde sert bir uyarı yapıldı. Uçuşların hala devam ettiği bu dönemde “ülkeden ayrılma seçeneğini değerlendirin” çağrısı, durumun ciddiyetini gözler önüne serdi.
Krizin boyutunu ortaya koyan en büyük skandal ise uzaydan geldi. Çin merkezli teknoloji şirketi MizarVision, tam da gerilimin tırmandığı bu kritik dönemde, ABD ordusunun Ortadoğu’daki askeri yığınağını ifşa etti. İsrail, Suudi Arabistan, Katar ve Ürdün’deki Amerikan hava ve deniz güçlerine ait uydu fotoğrafları internete sızdırılarak tüm dünyanın gündemine oturdu.
Sızdırılan fotoğrafların detayları, arka plandaki askeri hazırlığın ne kadar büyük olduğunu kanıtlar nitelikte. ABD’nin ünlü F-22 hayalet savaş uçaklarının İsrail’in güneyindeki Ovda Hava Üssü’nde yan yana dizildiği tespit edildi. Üstelik bu ölümcül filonun hemen başucunda, olası bir karşı saldırıya karşı hazır bekleyen bir Patriot hava savunma bataryası da mevzilenmiş durumda. Uzmanlar, bu devasa askeri yığınağın bir önlemden ziyade daha büyük bir operasyonun habercisi olabileceğini tartışıyor.
Sahadaki bu askeri hareketliliğin temelinde ise masadaki çözümsüzlük yatıyor. Bilindiği üzere, Haziran 2025’teki gerilimlerle kopma noktasına gelen İran-ABD nükleer müzakereleri, Umman’ın arabuluculuğunda yeniden başlamış ve 17 Şubat’ta Cenevre’ye taşınmıştı. İran tarafı, atom bombası üretimini engelleyecek sınırlar içinde kalma sözüne karşılık tüm yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor. ABD ise Tahran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasında ısrarcı. Taraflar arasındaki pazarlıklar sürerken, sahadaki bu son tahliye ve askeri yığınak adımları durumu daha da içinden çıkılmaz bir hale getiriyor. Konuyla ilgili sıcak gelişmeler oldukça haberimiz güncellenecektir.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap