Gaziantep, kültürel miras hırsızlarına ve tarihi eser kaçakçılarına karşı küresel çapta bir savaşın fitilini ateşledi. Şehirde düzenlenen “Türk Kültür Mirası Stratejik İş Birliği Konferansı”, Türkiye’nin çalınan geçmişini geri almak için attığı dev adımlara sahne oldu. Zirvenin en çok konuşulan, milyonları heyecanlandıran müjdesini ise Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin verdi: “Şu anda binin üzerinde paha biçilemez eserimizin ana vatanına iade süreci devam ediyor!”
Peki, dünyanın dört bir yanına yasa dışı yollarla kaçırılan bu eşsiz eserler nasıl geri getirilecek? Türk dünyası, kültürel hafızasını ve tarihini geri kazanmak için Gaziantep’te tek yürek oldu. 27-30 Nisan 2026 tarihleri arasında devam edecek olan bu dev uluslararası program; Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk Kültür ve Miras Vakfı, TİKA ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin dev iş birliğiyle hayata geçirildi. Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü’nde bir araya gelen Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan gibi ülkelerden uzman isimler, organize kaçakçılık şebekelerine karşı eşine az rastlanır bir sınır ötesi eylem planı hazırlıyor.
Başkan Fatma Şahin’in zirveye damga vuran çarpıcı açıklamaları, Türkiye’nin kültürel diplomasideki sarsılmaz iradesini bir kez daha gözler önüne serdi. Geçmişte ABD’deki bir üniversiteden 60 yıl aradan sonra sökülüp alınan ve Zeugma Antik Kenti ile yeniden buluşan meşhur “Çingene Kızı” mozaiğini hatırlatan Şahin, bu sükse yaratan başarının sadece bir başlangıç olduğunu vurguladı.
Adana Müzesi deposundan Gaziantep’e kazandırılan Roma dönemi eserlerine de değinen Şahin, “Henüz geri getirilmesi gereken çok sayıda eserimiz bulunuyor. Binin üzerinde eserimizin iade süreci sürüyor. Bugün burada ortaya konan küresel tecrübe ve iş birliği, çalınan hafızamızın yeniden bütünleşmesini sağlayacak” ifadeleriyle tarihi eser tutkunlarında büyük bir merak uyandırdı. Şahin ayrıca Yesemek Açık Hava Müzesi, Rumkale ve Gaziantep Kalesi’nde yürütülen vizyon projelere de dikkat çekti.
İşin arka planında ise yıllardır ilmek ilmek işlenen, sabırlı diplomatik ve yasal savaşlar yatıyor. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Bülent Gönültaş’ın paylaştığı çarpıcı veriler, yürütülen iade operasyonlarının devasa boyutunu kanıtlar nitelikte. Türkiye’nin tavizsiz ve kararlı politikası sayesinde 2002 yılından bu yana yurt dışına kaçırılmış tam 13 bin 453 kültür varlığı ait olduğu topraklara geri döndü. Dahası, Türkiye sadece eser almakla kalmayıp, kendi topraklarında bulunan ve başka devletlere ait olduğu tespit edilen 313 eseri de ilgili ülkelere iade ederek tüm dünyaya tarihi bir ahlak dersi verdi.
Dört gün boyunca nefeslerin tutularak takip edileceği zirvenin bir diğer çarpıcı uyarısı ise Türk Kültür ve Miras Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aktoty Raimkulova’dan geldi. Eser kaçakçılığının, geçmişle gelecek arasındaki köprüyü yıkan tarihi bir tehdit olduğuna dikkat çeken Raimkulova, bu küresel sorunun ancak devletler arası istihbarat ve uzmanlık paylaşımıyla bitirilebileceğinin altını çizdi.
TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Ali Ercan, TÜRKPA Hukuk ve Uluslararası İlişkiler Komisyonu Sekreteri Dr. Kadir Yaman ve Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şaban Doğan’ın da tam destek verdiği zirve; kültür hırsızlarına karşı ulusal ve uluslararası mevzuatların en sert şekilde nasıl uygulanacağını masaya yatırıyor.
Tarihi dokunun restorasyon projeleriyle adeta küllerinden doğduğu Gaziantep’te alınan bu stratejik kararlar, Türkiye’nin çalınan tarihini geri almak için başlattığı dev taarruzun en önemli dönüm noktası olarak hafızalara kazınacak.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap