Gaziantep’in geçmişine damga vuran külhanbeylerinin yaşamları, giyim tarzları ve Antep Savunması’ndaki rolleri gün yüzüne çıkıyor.
Geçmişin Gaziantep sokaklarında kabadayı, geda, kopuk ve agit isimleriyle anılan külhanbeyleri, kendilerine has giyim tarzları ve yürüyüşleriyle şehrin toplumsal hafızasında yer edindi. Halkın bir kısmının çekindiği bu isimler, fakir ve haklının yanında duran yardımsever kişilikleriyle de tanınıyordu.
Külhanbeyleri; Şapkacı Abdurrahman imzalı tablağ şapkaları, iri kehribar tespihleri ve Çil Kazım tarafından üretilen gıcırtılı yumurta topuk ayakkabılarıyla dikkat çekiyordu. Çuha şalvar ve bürümlü yelek gibi parçalarla tamamladıkları kıyafetlerinin yanı sıra, omuzlarını yan tutarak gerçekleştirdikleri yürüyüş biçimleri onları kalabalıklar içinde belirgin kılıyordu.
Bu isimler arasında vatan savunmasında cepheye koşanlar da bulunuyordu. Secaat Abdullah, Antep Savunması sürecinde Özdemir Bey ve İncozade Hüseyin ile birlikte Fransızlara karşı mücadele vermesiyle öne çıkarken, Kara Hüseyin gibi isimler de farklı cephelerde yer alarak cesaretleriyle anıldı.
Şehreküstü semtinden Çil Sakıp, Con Ziya ve Hamamcı Halil gibi figürler mahalle kültürüyle özdeşleşirken, bu kişilerin hayat hikayeleri cezaevi süreçleri, sokak hesaplaşmaları veya doğal ölümlerle nihayete erdi. Şair Seyfi Yurtsever’in dizelerine de konu olan bu figürler, günümüzde Gaziantep’in artık geride kalmış sokak kültürünün tarihi parçaları olarak hatırlanıyor.
Yorum Yap