Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Beştepe’de oldukça yoğun ve kritik bir gündemle toplandı. Zirve bitiminde kameralar karşısına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; fırtına ve aşırı yağışların vurduğu Gaziantep, Şanlıurfa ve Adıyaman’daki son duruma dair hayati gelişmeleri kamuoyuyla paylaştı. Hem iç siyasetteki afet yönetimine hem de dış politikada Avrupa’ya yönelik tarihi mesajlar veren Erdoğan’ın sözleri gündeme damga vurdu. Peki, afet bölgesinde son durum ne, hasar tespit çalışmaları ne aşamada ve Erdoğan Avrupa için ne söyledi? İşte milyonların merak ettiği o detaylar…
Türkiye, son günlerde güney illerini esir alan şiddetli hava olayları ve fırtınalarla zorlu bir sınavdan geçiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarının hemen başında bu felaketlerden en ağır hasarı alan Gaziantep, Adıyaman ve Şanlıurfa’ya özel bir parantez açtı. Bölge halkına geçmiş olsun dileklerini ileten Erdoğan, yaşanan elim afetlerde yaşamını yitiren vatandaşlarımız için Allah’tan rahmet, yaralılara ise acil şifalar temennisinde bulundu.
Tüm gözler afet bölgesinden gelecek sıcak haberlere çevrilmişken, sahadaki güncel durumu bizzat Cumhurbaşkanı duyurdu. Tarım ve Orman Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığına bağlı ekiplerin süreci anbean takip ettiğinin altı çizildi. Özellikle şiddetli fırtınanın merkez üslerinden biri olan Gaziantep’te hasar tespit ve iyileştirme faaliyetlerinin büyük bir titizlikle yürütüldüğünü kaydeden Erdoğan, ilgili tüm kurumların yaraları sarmak için sahada kusursuz bir koordinasyonla aralıksız çalıştığını vurguladı.
Kabine sonrası yapılan çarpıcı açıklamaların bir diğer odak noktası ise Türkiye-Avrupa ilişkileri oldu. Küresel krizlerin gölgesinde Avrupa’nın tarihi bir yol ayrımında olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı’ya yönelik son derece net ve iddialı bir duruş sergiledi. Avrupa’nın Türkiye’ye olan gereksiniminin giderek derinleştiğini hatırlatan Erdoğan, “Bugün Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazladır. Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır” diyerek dikkatleri üzerine çekti. Türkiye’nin küresel çapta bir fırsat olarak görülmesi gerektiği belirtilirken, kıtayı bekleyen asıl tehlikenin dışlayıcı politikalar olduğu ve bunun Avrupa’nın kendi geleceğine büyük zarar vereceği ifade edildi.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap