Düşük kalorisiyle diyet listelerinin vazgeçilmezi olan o besin, meğer adeta bir şifa deposuymuş! Uzmanlar, bağışıklık sistemini güçlendiren, bağırsak sağlığını dengeleyen ve beyni yaşlanmaya karşı koruyan sofraların gizli kahramanını açıkladı. Yıllardır tabaklarda sadece bir garnitür olarak gördüğümüz bu mucizevi besinin faydalarını duyunca, onu artık ana yemek yapacaksınız…
Sağlıklı bir bedene ve güçlü bir zihne giden yol, sandığımız kadar karmaşık ya da pahalı olmayabilir. Çoğu zaman market raflarında yanından öylece geçip gittiğimiz, yemeklerin yanına “lezzet katsın” diye eklediğimiz mantar, tıp ve beslenme dünyasını şaşırtmaya devam ediyor. Ters piramit kurgusuyla adım adım açıklıyoruz: İşte basit bir sebze sandığımız mantarın, sağlığımız üzerinde yarattığı devasa devrim!
2021 yılında ABD’de yapılan devasa bir nüfus araştırması, beslenme alışkanlıklarımızla ilgili ezberleri bozdu. Düzenli olarak mantar tüketen kişilerin, tüketmeyenlere kıyasla daha uzun ve hastalıklardan uzak bir yaşam sürme eğiliminde olduğu kanıtlandı. Sırrı ise içeriğinde saklı: Düşük kalorili olmasına rağmen potasyum, bakır, çinko ve özellikle hücrelerimizi koruyan “selenyum” açısından tam bir maden. Klinik Beslenme Uzmanı Eva Humphries, en basit kültür mantarının bile beyni stresten, karaciğeri ise zararlı toksinlerden koruyacak güçlü antioksidanlar barındırdığının altını çiziyor.
Mantarları diğer tüm bitkisel gıdalardan ayıran büyüleyici bir yeteneği var: Tıpkı insan cildi gibi güneş ışığına veya UV ışınlarına maruz kaldıklarında D vitamini üretebiliyorlar! Üstelik içerdikleri “beta-glukan” isimli özel lifler, bağırsaklarımızdaki dost bakterilerle adeta gizli bir anlaşma yaparak bağışıklık ordumuzu sürekli teyakkuzda tutuyor. Bağırsak ve bağışıklık sistemi arasındaki bu güçlü iletişim ağı sayesinde, soğuk algınlığından ağır enfeksiyonlara kadar vücut çok daha dirençli hale geliyor.
Bilim insanlarının son yıllardaki en büyük heyecanı ise mantarların bilişsel sağlığımız üzerindeki etkileri. Özellikle “Aslan Yelesi” (Lion’s mane) adlı mantar türü üzerinde yapılan çalışmalarda, kaygı ve depresyon belirtilerinin azaldığı, yaşa bağlı bilişsel gerilemenin yavaşlayabildiği görüldü. İstiridye, shiitake ve porçini gibi türlerin içinde yer alan biyoaktif bileşikler, beyin hücrelerini koruyucu bir kalkan gibi sarıyor.
Sosyal medyada fırtınalar koparan mantarlı kahveler, toz karışımlar ve kapsüller cazip gelse de uzmanların kritik bir uyarısı var: Tıbbi mantar takviyelerinin mucizevi tedaviler sunduğuna dair Avrupa Birliği’nden onaylı kesin bir sağlık beyanı henüz yok. Üstelik mantarlar, doğaları gereği arsenik ve kadmiyum gibi ağır metalleri toprakta sünger gibi çekip depolayabiliyor. Bu yüzden kaynağı belirsiz, denetimsiz takviyeler kullanmak yerine risk almayıp işin doğasına dönmek en sağlıklısı.
İster soteleyip ekşi mayalı bir ekmeğin üzerine kondurun, ister çorbanıza katın ya da mangalda nar gibi kızartın… Sofradaki yerini figüranlık değil, başrol olarak hak eden bu süper besini günlük hayatınıza dahil ederek bedeninize en büyük iyiliği yapabilirsiniz.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap