Türkiye’nin kalbi şu an İstanbul’da atıyor! Dünyanın dört bir yanından gelen ve küresel siyasetin yönünü belirleyen binlerce ismin katıldığı tarihi zirvede, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan tüm dengeleri altüst edecek şok bir çıkış geldi. Sınır komşularımızdaki ateş çemberi her geçen gün daralırken, Ankara’nın kapalı kapılar ardında verdiği o net mesaj, bölge barışı ve ülkemizin geleceği için hayati bir önem taşıyor. Peki, dünyanın gözünü diktiği o devasa toplantıda hangi kritik uyarılar yapıldı ve Türkiye, Batı’ya hangi tarihi resti çekti? İşte küresel diplomasiyi sarsan o dev zirvenin perde arkası…
TBMM’nin ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kurul Toplantısı, beklenenden tam yüzde 35 daha fazla katılımla, 155 delegasyon ve 2400’ü aşkın temsilciyle rekor kırdı. Dünyanın adeta bir “türbülans” döneminden geçtiği bu sıcak süreçte, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, aralarında Nijer, Zambiya, BAE, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi ve Bahreyn temsilcilerinin de bulunduğu onlarca mevkidaşıyla yoğun ve gizli görüşmeler gerçekleştirdi.
Arama motorlarında günün en çok aratılan konularından biri olan “PAB nedir?” ve “PAB 152 toplantısında neler oluyor?” sorularının yanıtı aslında küresel dengelerde gizli. Parlamentolar Arası Birlik (PAB), dünya ülkelerinin meclis başkanlarını ve temsilcilerini bir araya getiren en büyük ve en köklü diplomatik ağdır. İstanbul’da düzenlenen 152. Genel Kurul’un bu kadar hayati olmasının sebebi ise; İsrail, İran ve Körfez üçgeninde yaşanan bölgesel “tehlike” çanlarının ortasında, Türkiye’nin barış için dünyanın tek güvenilir çözüm masası haline gelmesidir.
Zirveye damga vuran en çarpıcı an ise, TBMM Başkanı Kurtulmuş’un küresel güvenlik sistemine yönelik sert eleştirisi oldu. “NATO bir işe yaramıyor. Ukrayna meselesinden bu yana Avrupa Birliği bizim için bir koruyucu şemsiye özelliği taşımıyor” sözleriyle Batı’ya adeta meydan okuyan Kurtulmuş, Avrupa’daki ülkelerin artık tek tek kendi ikili ilişkilerini güçlendirmeye çalıştığına dikkat çekti. Bu şok ifadeler, Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak kendi güvenliğini sadece kendi iradesiyle sağlayacağını tüm dünyaya resmen ilan etmesi anlamına geliyor.
Özellikle Gaziantep gibi sınır güvenliğine, komşu ülkelerdeki istikrara ve bölgesel ticarete duyarlı şehirlerimizi doğrudan ilgilendiren bir diğer gelişme ise Orta Doğu’daki çatışmalara karşı alınan net tavır oldu. İran’ın saldırılarıyla bölgede büyüyen savaş riskine ve Siyonizm tehlikesine dikkat çeken Kurtulmuş, “Türkiye olarak bölgede barışın hakim olması için çaba göstermeye devam edeceğiz” dedi. Hedef; ateşkes ve istikrar hamleleriyle hem sınırlarımızdaki askeri tehlikeyi uzaklaştırmak hem de sekteye uğrama riski taşıyan bölgesel ticareti güvence altına alarak vatandaşın cebini korumak.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap