Sosyal medyada “influencer” gibi davranan, mesai saatlerinde ve görev alanlarında içerik üreterek gelir elde eden kamu personeli için çember daralıyor. MEB’in başlattığı inceleme, “Memur mu, Fenomen mi?” tartışmasını 657 sayılı kanunla bitirmeye hazırlanıyor.
Türkiye’de son yıllarda giderek yaygınlaşan “fenomen memur” akımı, devlet ciddiyeti ve kamu etiği tartışmalarını beraberinde getirdi. Özellikle sınıfları birer stüdyo, öğrencileri ise “içerik malzemesi” olarak kullanan bazı öğretmenlerin videolarının milyonlarca izlenmeye ulaşması ve bu işin ticari bir boyuta evrilmesi, Ankara’yı harekete geçirdi. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 81 il valiliğine gönderdiği talimatla geniş çaplı bir inceleme başlattı.
CİMER ve MEBİM hatlarına yağan şikayetler, sorunun boyutunu gözler önüne serdi. Vatandaşlar; ders anlatması gereken kamu görevlilerinin mesai saatlerini canlı yayın açarak, video kurgulayarak veya ürün tanıtımı yaparak geçirmesinden şikayetçi.
Bakanlığın radarına takılan en büyük ihlal ise “öğrenci mahremiyeti”. Henüz reşit olmayan çocukların, öğretmenleri tarafından izinsiz şekilde videoya çekilmesi, sosyal medyada paylaşılması ve bu görüntüler üzerinden etkileşim (dolayısıyla para) kazanılması, bardağı taşıran son damla oldu. Bakanlık kaynakları, amacın sosyal medya kullanımını tamamen yasaklamak değil, okulun ticari bir sahneye dönüştürülmesini engellemek olduğunu vurguluyor.
Sürecin en can alıcı noktası ise cezai yaptırımlar. Bugüne kadar genellikle “uyarı” veya “kınama” ile geçiştirilen bu durum, artık 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun en sert maddeleriyle değerlendirilecek.
Hukukçulara göre, memurun görevi başındayken sosyal medya üzerinden gelir elde etmesi, sadece “ticari faaliyet yasağı” (Madde 28) kapsamında değil, çok daha ağır bir suç olan “Görevi ile ilgili olarak çıkar sağlamak” (Madde 125/D) kapsamında ele alınabilir. Bu maddenin karşılığı ise “Kademe İlerlemesinin Durdurulması”.
Daha da kritiği; bu fiilin tekerrürü halinde, dosya “Devlet memurluğundan çıkarma” cezasına kadar gidebiliyor. Yani takipçi sayısı ve reklam gelirleri uğruna, yılların emeği olan memuriyet yanabilir.
MEB’in başlattığı bu temizlik harekatının, bir pilot uygulama niteliği taşıdığı ve diğer bakanlıklara da sıçrayacağı konuşuluyor. Sağlık Bakanlığı (üniformalı hastane videoları), Emniyet Genel Müdürlüğü (üniformalı polis videoları) ve diğer kamu kurumlarında da benzer “fenomen” personel profilleri mevcut.
Kamuda “hizmet” yerine “etkileşim” peşinde koşanlar için zorlu bir süreç başlarken, uzmanlar memurları uyarıyor: “Kişisel hesabınız olabilir ama devletin size verdiği nüfuzu, mekanı ve zamanı kişisel ikbaliniz için kullanamazsınız.”
Kaynak: Haber merkezi
Yorum Yap