Öğrenci Affı: Türkiye genelinde on binlerce gencin ve ailenin gözü kulağı Ankara’dan gelecek o haberdeydi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar’ın “çalışma yapıyoruz” açıklamasıyla fitili ateşlenen ‘Öğrenci Affı’, 2026 yılında Meclis gündeminin en sıcak maddesi olmaya hazırlanıyor.
Eğitimini yarıda bırakanlar, staj mağdurları ve depremzede öğrenciler için hazırlanan düzenlemenin detayları netleşmeye başladı.
Ekonomik zorluklar, pandemi sürecinin psikolojik artçıları ve 6 Şubat depremlerinin yarattığı travma… Son yıllarda birçok üniversite öğrencisi, hayallerini süsleyen diplomaya giden yolda bu engellere takılarak eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Ancak Ankara kulislerinden sızan bilgiler ve resmi makamların teyit ettiği çalışmalar, bu öğrenciler için “ikinci bahar”ın kapıda olduğunu gösteriyor. YÖK ve AK Parti kurmaylarının üzerinde titizlikle çalıştığı yeni yasa teklifi, sadece bir af değil, aynı zamanda yükseköğretimde bir restorasyon süreci olarak tanımlanıyor.
Öğrenci affı beklentisini somut bir zemine taşıyan en yetkili ağız, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar oldu. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki bütçe görüşmeleri sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Özvar, çalışmaların başladığını resmen duyurdu.
Özvar’ın açıklamalarındaki en dikkat çekici detay, affın “genel ve kontrolsüz” bir dönüşten ziyade, sistemsel sorunlar nedeniyle mağdur olan kitleye odaklanacak olması. Özellikle azami öğrenim süresini doldurduğu için ilişiği kesilen ancak sadece staj veya intörnlük gibi uygulama eksikleri kalan öğrenciler, bu düzenlemenin merkezinde yer alıyor. Özvar, “Bilhassa azami süreyi doldururken staj veya intörnlük aşamasında öğrencilik hakkını kaybedenlerle alakalı düzenlemeyi Yüce Meclis’e sunacağız” diyerek, çerçeveyi çizmiş oldu.

Henüz kanunlaşmamış olsa da, üzerinde çalışılan taslak metinler ve kulis bilgileri, affın kapsamının genişleyebileceğini işaret ediyor. Düzenlemenin temel olarak üç ana grubu hedeflemesi bekleniyor:
1. Azami Süre Mağdurları ve Stajyerler: Lisans eğitiminde 7 yıl, ön lisansta 4 yıl olan azami süreyi dolduran binlerce öğrenci bulunuyor. Bu grupta yer alan öğrencilerin büyük bir kısmı, teorik derslerini vermesine rağmen staj, bitirme projesi veya intörnlük (tıp ve sağlık bölümleri için) aşamalarında takılı kalmış durumda. Yeni düzenleme, bu öğrencilere eksiklerini tamamlamaları için ek süre ve sınav hakkı tanıyacak.
2. Deprem Bölgesi Öğrencileri: 6 Şubat depremleri, 11 ilde eğitimi derinden sarstı. Bu illerdeki üniversitelerde okuyan veya ailesi bu illerde ikamet edip başka şehirlerde okuyan öğrencilerin yaşadığı devamsızlık ve başarısızlık sorunları, mücbir sebep kapsamında değerlendirilecek. MHP’nin daha önce sunduğu teklif ile AK Parti’nin çalışmasının bu noktada birleşmesi ve depremzede öğrencilere koşulsuz dönüş hakkı verilmesi öngörülüyor.
3. Kaydı Silinen ve İlişiği Kesilenler: Çeşitli nedenlerle (ekonomik, ailevi vb.) okul kaydını yenilemeyen veya kendi isteğiyle kaydını sildiren öğrencilerin de kapsama alınması için kamuoyu baskısı sürüyor. Geçmişte çıkarılan aflarda (örneğin 2022 affı) 2018 yılından itibaren ilişiği kesilenler kapsama alınmıştı. 2026 düzenlemesinde de belirli bir tarih aralığının (örneğin 2020 sonrası) esas alınması muhtemel.
Her öğrenci affında olduğu gibi, 2026 düzenlemesinde de devletin “kırmızı çizgileri” net. Eğitim hakkı kutsal sayılsa da, belirli suçlara karışmış kişiler üniversite kapısından içeri giremeyecek. Taslak çalışmaya göre şu suçlardan hüküm giyenler aftan yararlanamayacak:
Bu kriterler, üniversitelerdeki huzur ve güven ortamının korunması adına tavizsiz uygulanacak.
Yasa teklifinin 2026’nın ilk aylarında TBMM Genel Kurulu’na gelmesi ve yasalaşarak Resmi Gazete’de yayımlanması bekleniyor. Süreç resmileştikten sonra işleyişin şu şekilde olması öngörülüyor:
Öğrenci affı, YÖK’ün 2026 vizyonunun sadece bir parçası. Bütçe görüşmelerinde ortaya çıkan tablo, Türk yükseköğretim sisteminin nicelikten niteliğe doğru bir evrim geçirdiğini gösteriyor. Türkiye’deki üniversitelerin dünya sıralamalarındaki yükselişi (ODTÜ ve İTÜ’nün ilk 350’ye girmesi gibi) affın, kaliteyi düşürmeden uygulanması gerektiğini ortaya koyuyor.
Bu bağlamda YÖK, “işsiz mezun” yığılmasını önlemek için kontenjan planlamasında da radikal kararlar alacak. Öğrenci talebinin düştüğü, istihdam fazlası veren bölümlerin kontenjanları kısılacak veya bu bölümler tamamen kapatılacak. Af ile geri dönecek öğrencilerin de bu yeni ekosisteme uyum sağlaması için “Yaşam Boyu Öğrenme” merkezleri aktif rol oynayacak. Ayrıca, üniversite eğitim sürelerinin bazı bölümlerde 3 yıla indirilmesi gibi pilot uygulamaların da 2026-2027 döneminde hayata geçmesi, aftan yararlanan öğrencilerin daha hızlı mezun olabilmesine olanak tanıyabilir.
Binlerce gencin hayallerini “nerede kalmıştık” diyerek sürdürmesi için geri sayım başladı. Gözler şimdi, taslağın son halini alıp Meclis’e sunulacağı tarihte.
Kaynak: Haber merkezi
Yorum Yap