Ortadoğu’da sular bir kez daha ısınırken, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik peş peşe gerçekleştirdiği saldırılar havacılık sektöründe adeta deprem etkisi yarattı. Bölgedeki güvenlik risklerinin en üst seviyeye çıkmasının ve karşılıklı misillemelerin ardından Türkiye, milyonlarca yolcuyu yakından ilgilendiren tarihi bir adım atarak 9 ülkeye yönelik uçuşları geçici olarak durdurdu. Peki, krizin perde arkasında neler var? Tahran’da mahsur kalan Türk uçaklarının son durumu ne? Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun bizzat duyurduğu o kritik kararın tüm detayları haberimizde…
Bölgedeki misilleme fırtınası, hava sahalarını adeta birer mayın tarlasına çevirmiş durumda. Yolcu ve mürettebat güvenliğini her şeyin önünde tutan Türk hava yolu devleri (THY, AJet, Pegasus ve SunExpress) vakit kaybetmeden düğmeye bastı.
Bakan Uraloğlu’nun kamuoyu ile paylaştığı bilgilere göre, risk çemberinin tam merkezinde yer alan İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün’e yönelik yapılacak olan tüm seferler 6 Mart 2026 tarihine kadar iptal edildi. Krizin merkez üssü konumundaki İran için ise Pegasus Hava Yolları daha radikal bir karar alarak, bu ülkeye olan uçuşlarını 12 Mart’a kadar durdurduğunu açıkladı.
Öte yandan Körfez bölgesindeki hava trafiği de bu kaostan nasibini aldı. Güvenlik önlemleri kapsamında Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) planlanan tüm seferlerin de 3 Mart’a kadar askıya alındığı bildirildi.
İptal kararlarının ardındaki en çarpıcı detay ise hiç şüphesiz uçakların ve uçuş mürettebatının son durumuydu. Operasyonun arka planına dair nefes kesen bilgileri paylaşan Uraloğlu, uçuş ekiplerinin başarılı bir kriz yönetimiyle güvenle Türkiye’ye getirildiğini müjdeledi.
Ancak pistlerde durum farklı; Türk Hava Yolları (THY) ve Pegasus’a ait birer yolcu uçağı şu an artan gerilim nedeniyle Tahran İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı’nda bekleyişini sürdürüyor. Ayrıca Tailwind Havayolları’nın Irak menşeli bir şirkete kiraladığı bir uçağın da benzer bir kaderi paylaşarak Irak’ta kaldığı aktarıldı. Neyse ki bölgede bulunan uçuş ekipleri, Büyükelçiliklerin titizlikle yürüttüğü tahliye planı çerçevesinde sağ salim yurda döndürüldü ve ekiplerin güvenliği tam anlamıyla sağlandı.
Havacılık dünyasında “girilemez alan/riskli bölge” anlamına gelen ve uçuşları bağlayan NOTAM’lar bölge ülkeleri için peş peşe yayınlanmaya devam ediyor. An itibarıyla İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt, Ürdün ve Suriye’nin güney kesimlerinde sivil uçuşlara kapılar kapalı tutuluyor.
Peki, bu havacılık krizi ne zaman bitecek? Yetkililer kararların “günlük değerlendirmeler” ışığında, anlık istihbarat raporlarıyla alındığının altını kalın çizgilerle çiziyor. Yani bölgedeki tansiyon düşmez ve güvenlik koşullarında somut bir iyileşme sağlanmazsa, iptallerin süresi daha da uzayabilir. Şimdilik sadece Umman ile Suudi Arabistan’ın belirli bölgelerine (Riyad, Cidde ve Medine) güvenli alternatif rotalar üzerinden seferler icra edilebiliyor.
Bölgeye seyahat planı yapan veya halihazırda bileti bulunan yolcuların mağduriyet yaşamaması adına, bilet aldıkları hava yolu şirketlerinin resmi kanallarından yapılacak anlık duyuruları yakından takip etmesi hayati önem taşıyor.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap