Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batı ülkelerine açık bir mesaj vererek dünyanın en güçlü kıtalararası balistik füzesi olarak tanımlanan “Sarmat”ın başarıyla test edildiğini bizzat duyurdu. Menzili 35 bin kilometreyi aşan ve Batılı muadillerinden dört kat daha güçlü olan füzenin ateşlenmesi, küresel arenada tansiyonu bir kez daha zirveye taşıdı.
Kremlin’den yapılan son dakika açıklamasına göre, Rusya lideri Putin ile Stratejik Füze Kuvvetleri Başkomutanı Sergey Karakayev arasında gerçekleştirilen çevrim içi zirvede, tüm dünyanın yakından takip ettiği fırlatmanın sonuçları masaya yatırıldı. Sıvı yakıtlı kıtalararası balistik füzenin kusursuz bir şekilde fırlatıldığını belirten Karakayev, tasarımın hedeflenen tüm parametreleri karşıladığını rapor etti. Yıl sonuna kadar aktif muharebe görevine başlaması planlanan bu devasa sistem, Rusya’nın stratejik nükleer caydırıcılığını benzeri görülmemiş bir seviyeye çıkaracak.
Testin başarıyla tamamlanmasının ardından sözü alan Vladimir Putin, füzenin teknik detaylarına ilişkin oldukça iddialı ifadeler kullandı. 2011 yılından bu yana gizlilikle yürütülen geliştirme aşamasına atıfta bulunan Rus lider, Sarmat için net bir şekilde “Dünyanın en güçlü füze sistemi” tanımlamasını yaptı. Yeni füzenin savaş başlığının Batılı füzelerden tam dört kat daha güçlü olduğunun altını çizen Putin, Sarmat’ı asıl tehlikeli kılan detayın sadece tahrip gücü olmadığını gözler önüne serdi.
Putin’in açıklamalarına göre Sarmat, klasik bir balistik füze olmanın çok ötesinde ezber bozan yeteneklere sahip. Yörünge altı uzay uçuşu yapabilme kapasitesi bulunan füzenin menzili 35 bin kilometreyi aşıyor. Bu akılalmaz mesafe ve isabet hassasiyetini ikiye katlayan teknolojisi, Sarmat’ı dünyadaki mevcut ve gelecekte üretilmesi planlanan tüm hava savunma sistemleri için durdurulamaz bir hedefe dönüştürüyor. Füzenin atmosfer dışına çıkarak hedefine adeta uzaydan inebilmesi, Batı’nın savunma kalkanlarını tamamen işlevsiz bırakma potansiyeli taşıyor.
Rusya’nın son yıllarda hız verdiği ve caydırıcılığı merkeze alan silahlanma yarışının bir tesadüf olmadığını belirten Putin, krizin asıl sorumlusu olarak ABD’yi işaret etti. Washington yönetiminin 2002 yılında Anti-Balistik Füze Antlaşması’ndan tek taraflı çekilmesinin bu sürecin fitilini ateşlediğini vurgulayan Putin, stratejik güç dengesini korumak zorunda bırakıldıklarını belirtti.
Ukrayna’daki özel askeri operasyonlarda aktif olarak kullanılan “Kinjal” ve “Avangard” hipersonik füzelerinin sahadaki ezici başarısına da değinen Rus lider, cephanelikteki diğer sürprizleri de hatırlattı. 2025’te ordunun envanterine resmen dahil edilen hipersonik orta menzilli balistik füze “Oreşnik”in nükleer başlıklarla donatılabileceğini belirten Putin, masadaki askeri seçeneklerin ne kadar genişlediğini bir kez daha kanıtladı.
Açıklamaların hemen ardından Rusya Savunma Bakanlığı, dünyayı tedirgin eden o tarihi fırlatma anının görüntülerini resmi kanallarından servis ederek gövde gösterisini tamamladı.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap