Küresel piyasalarda adeta deprem etkisi yaratan gelişmeler peş peşe yaşanıyor. Orta Doğu’da bir türlü sönmeyen jeopolitik ateş, küresel petrol piyasalarını son dört yılın en yüksek seviyesine taşıdı. Sektör temsilcilerinin korktuğu oldu ve o kritik eşik aşıldı: Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4,5 gibi sert bir sıçramayla 124,7 dolar seviyesine fırlayarak Haziran 2022’den bu yana görülmemiş bir zirveye yerleşti. Peki, akaryakıt fiyatlarını da derinden etkilemesi beklenen bu önlenemez rallinin perde arkasında tam olarak ne yatıyor?
Fiyatlardaki bu olağanüstü hareketliliğin tam merkezinde, küresel petrol ticaretinin ana can damarı sayılan Hürmüz Boğazı var. İran’ın bölgedeki sevkiyatları büyük ölçüde askıya alması ve hemen ardından ABD’nin İran limanlarına yönelik başlattığı katı blokaj, dünya genelinde derin bir arz şoku yarattı. Durum öylesine kritik bir hal aldı ki; CNBC-e’ye değerlendirmelerde bulunan analistler, mevcut tabloyu “son yılların en büyük enerji kesintisi” olarak yorumluyor.
Ekonomik sarsıntının ardında yatan asıl siyasi kriz ise gün geçtikçe derinleşiyor. Gelen son bilgilere göre; ABD Başkanı Trump’ın, İran’ı yeniden nükleer müzakere masasına çekmek amacıyla hazırlanan olası hava saldırısı planlarına dair brifing alacağı iddiaları piyasaya adeta bomba gibi düştü. Yatırımcılar ve fon yöneticileri bu sert manevrayı bir çözüm arayışından ziyade, “gerilimin daha da tırmanacağı” yönünde fiyatlayınca ibreler durdurulamaz bir şekilde yukarı yönü gösterdi.
Piyasalardaki panik havası, dünyaca ünlü finans kurumlarının raporlarına da yansımış durumda. ING analistlerinin yayımladığı son not, durumu sarsıcı bir netlikle özetliyor: “Petrol piyasası uzun süredir içinde bulunduğu aşırı iyimserlikten sıyrılıp, Körfez’deki arz kesintisi gerçeğiyle sert bir şekilde yüzleşti.”
Kısa vadede ufukta bir çözüm olup olmadığı sorulan ünlü IG analisti Tony Sycamore ise yatırımcıların duymak istemediği o tespiti yaptı: “İran krizinde yakın vadede bir çözüm bulmak ya da Hürmüz’ün yeniden trafiğe açılmasını beklemek şu an için pek olası görünmüyor.” Tüm dünyanın kilitlendiği bu sıcak temasın önümüzdeki günlerde enerji piyasalarını ve küresel enflasyonu nasıl şekillendireceği en büyük merak konusu.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap