Modern yaşam, bizi her gün yüzlerce irili ufaklı kararla baş başa bırakıyor. Hangi evi tutmalı, bu iş teklifini kabul etmeli mi, bu kişiyle evlilik yoluna girmeli mi? Mantığımız artıları eksileri tartsa da, bazen kalbimiz bir türlü mutmain olmaz. İşte tam bu “araf”ta kalma anlarında, İslam inancının sunduğu muazzam bir manevi danışmanlık mekanizması devreye girer: İstihare Namazı.
Modern yaşam, bizi her gün yüzlerce irili ufaklı kararla baş başa bırakıyor. Hangi evi tutmalı, bu iş teklifini kabul etmeli mi, bu kişiyle evlilik yoluna girmeli mi? Mantığımız artıları eksileri tartsa da, bazen kalbimiz bir türlü mutmain olmaz. İşte tam bu “araf”ta kalma anlarında, İslam inancının sunduğu muazzam bir manevi danışmanlık mekanizması devreye girer: İstihare Namazı.
Peki, yüzyıllardır uygulanan bu manevi ritüel, halk arasında bilindiği gibi sadece rüyaya yatıp “kırmızı mı yeşil mi” görmekten mi ibarettir? Yoksa işin özünde çok daha derin bir teslimiyet ve rehberlik talebi mi yatar? Bu dosyamızda, kararsızlık düğümünü çözen İstihare’nin gerçek mahiyetini A’dan Z’ye inceliyoruz.
Kelime anlamı olarak “hayırlı olanı istemek” manasına gelen istihare, bir konuda kararsız kalan müminin, iki helal seçenekten hangisinin kendisi için dünya ve ahirette daha hayırlı olacağını Allah’tan sormasıdır.
Burada altı çizilmesi gereken en kritik nokta şudur: İstihare bir gaybı bilme yöntemi veya falcılık değildir. Farz olan bir ibadeti yapıp yapmamak veya haram olan bir işi işleyip işlememek için istihare yapılmaz. İstihare, sadece “mubah” (yapılıp yapılmaması serbest olan) konularda, insan aklının ve tecrübesinin yetersiz kaldığı noklada devreye girer.
Peygamber Efendimiz (s.a.s.), ashabına Kur’an’dan bir sure öğretir gibi titizlikle istihareyi öğretmiş ve “Sizden biriniz bir işe niyetlendiği zaman, farzın dışında iki rekat namaz kılsın” buyurmuştur.
İstihare, sadece bir dua değil, bir süreçtir. Bu manevi konsültasyonun en doğru şekilde gerçekleşmesi için şu adımlar izlenmelidir:
Öncelikle güzel bir abdest alınır. Kalben, hakkında karar verilemeyen o önemli mesele için Allah’ın rehberliğine niyet edilir. “Niyet ettim Allah rızası için İstihare namazı kılmaya” denir.
Diğer nafile namazlar gibi iki rekat namaz kılınır.
Namaz bitip selam verildikten sonra, Peygamber Efendimiz’den (s.a.s.) rivayet edilen o meşhur ve muazzam “İstihare Duası” okunur. Bu dua, işin özüdür. Arapça aslını okumak daha faziletlidir, ancak bilmeyenler Türkçe anlamını da huşu içinde okuyabilirler.
Buhari’de geçen bu dua, tam bir teslimiyet manifestosudur:
Okunuşu: “Allâhümme innî estehîrüke bi-ilmike ve estakdirüke bi-kudretike ve es’elüke min fadlikel-azîm. Fe-inneke takdirü ve lâ akdirü ve ta’lemü ve lâ a’lemü ve ente allâmül-guyûb. Allâhümme in künte ta’lemü enne hâzel-emre (burada niyet edilen iş söylenir/düşünülür) hayrun lî fî dînî ve meâşî ve âkıbeti emrî –ev kâle âcili emrî ve âcilihi– fakdirhü lî ve yessirhü lî sümme bârik lî fîh. Ve in künte ta’lemü enne hâzel-emre şerrun lî fî dînî ve meâşî ve âkıbeti emrî –ev kâle âcili emrî ve âcilihi– fasrifhü annî vasrifnî anhü vakdir liyel-hayra haysü kâne sümme arddınî bih.”
Anlamı: “Allah’ım! İlmine başvurarak Senden hayırlısını istiyorum. Kudretine sığınarak Senden güç istiyorum. Senin yüce fazlından/lütfunden talep ediyorum. Çünkü Sen muktedirsin, ben değilim; Sen bilirsin, ben bilmem; gaybları en iyi bilen Sensin. Allah’ım! Eğer bu işin (niyet edilen konu) benim dinim, dünyam, hayatım ve işimin sonu için hayırlı olduğunu biliyorsan onu bana takdir et, kolaylaştır ve onu bana mübarek kıl. Eğer bu işin benim dinim, dünyam, hayatım ve işimin sonu için şerli olduğunu biliyorsan onu benden, beni de ondan uzaklaştır. Hayır nerede ise onu bana takdir et, sonra da beni o hayırla hoşnut eyle.”
İstihare denilince akla hemen “rüya görmek” ve “renklerin dili” (kırmızı/siyah şer, yeşil/beyaz hayır) gelir. Ancak bu bilgi, dini kaynaklarda yer alan kesin bir hüküm değildir, daha çok halk arasında yaygınlaşmış bir tecrübedir.
Gerçek İstihare Sonucu Nedir? İstiharenin asıl cevabı rüyadan ziyade kalpte uyanan histir. Namaz ve duadan sonra, kalbiniz o işe doğru ısınıyor mu, içinize bir ferahlık geliyor mu? Yoksa içinizde bir daralma, o işten soğuma mı var? İşte asıl işaret budur.
Ayrıca, istihare sonrasında olayların akışı da bir cevaptır. Siz o işi isteseniz bile, istihareden sonra karşınıza sürekli engeller çıkıyor ve iş bir türlü olmuyorsa, bu da “hayırlı olmadığına” dair fiili bir işaret olabilir. Rüyaya takılıp kalmak, bazen apaçık duran bu işaretleri görmeyi engeller.
İstihare, hayatın ciddi kavşaklarında yapılır. Öncesinde mutlaka “istişare” (konunun uzmanlarına ve güvenilir kişilere danışma) yapılmalıdır. İstişareye rağmen kararsızlık sürüyorsa istihare kapısı çalınır.
İstihare namazı kılan bir mümin, aslında şunu deklare eder: “Ya Rabbi, aklım sınırlı, geleceği göremiyorum. Senin sonsuz ilmine güveniyor ve benim için en iyisini Senin seçmeni istiyorum.”
Bu teslimiyet, kişiyi sonucun getireceği stresten kurtarır. İş olumlu sonuçlanırsa “Rabbim hayırlı gördü” diyerek şükreder; olumsuz sonuçlanırsa “Rabbim beni bir şerden korudu” diyerek sabreder. Her iki durumda da kalbi mutmain olur. Kararsızlığın karanlığında bocalayan modern insan için istihare, ilahi bir aydınlanma feneridir.
Kaynak: Haber Merkezi
Yorum Yap