Gaziantep’te aniden bastıran, günlük yaşamı adeta durma noktasına getiren şiddetli fırtına ve sağanak yağış kentte büyük bir paniğe yol açtı. Sokakların göle döndüğü, çatıların uçtuğu ve ciddi hasarların meydana geldiği bu eşine az rastlanır doğa olayının ardından gözler meteorolojik bir terim olan “süper hücre” kavramına çevrildi. Peki, kenti saatler içinde felakete sürükleyen bu süper hücre tam olarak ne anlama geliyor ve nasıl oluşuyor?
Şiddetli yağışın etkisiyle kent merkezinde çok sayıda ev ve iş yerini su basarken, ağaçlar köklerinden söküldü, havada uçuşan çatı parçaları park halindeki araçlara ciddi zararlar verdi. Özellikle Alleben Deresi’nin taşması krizin boyutunu daha da büyüttü. Fırtınanın en şiddetli hissedildiği anlarda Olimpik Havuz’un çatısının çökmesi ise korku dolu anlar yaşattı; içeride kurs gören vatandaşlar hızla tahliye edilerek olası bir facianın önüne geçildi. Yollarda mahsur kalan vatandaşlar için belediye ve kurtarma ekipleri teyakkuza geçerken, bu benzeri görülmemiş yıkımın arkasındaki asıl nedenin “süper hücre” adı verilen hava sistemi olduğu anlaşıldı.
Meteoroloji uzmanlarının sıklıkla dikkat çektiği süper hücre, kendi içinde sürekli bir dönme (rotasyon) hareketine sahip olan, devasa boyutlardaki fırtınalara verilen isimdir. Gök gürültülü fırtınalar (oraj) kendi içinde tek hücre, çoklu hücre, bora hattı ve süper hücre olarak dörde ayrılır. Bunlar arasında en nadir görüleni ve en tehlikelisi olan süper hücre; beraberinde devasa dolu taneleri, aşırı yoğun sağanak yağış, kasırga şiddetinde rüzgarlar ve hatta hortumlar getirme potansiyeline sahiptir. Kısa bir zaman diliminde muazzam miktarda suyu yeryüzüne boşaltması, şehir altyapılarının bu yükü kaldıramamasına ve ani su baskınlarına neden olur.
Bu şiddetli fırtına türünün ortaya çıkması için atmosferde oldukça özel koşulların bir araya gelmesi gerekir. Temel olarak, yeryüzüne yakın bölgelerdeki sıcak ve aşırı nemli havanın, atmosferin üst katmanlarındaki soğuk hava kütleleriyle aniden çarpışması sonucu oluşur.
Bu sert sıcaklık farkı, havanın çok şiddetli bir şekilde yukarı doğru fırlamasına (updraft) yol açar. Yukarı doğru hızla tırmanan bu hava akımı, rüzgar yönü ve hızındaki ani değişimlerin (rüzgar kesmesi) etkisiyle kendi etrafında dönmeye başlar. Bu devasa dönen mekanizma, fırtınanın kendi enerjisini sürekli olarak beslemesini ve çok daha uzun ömürlü, yıkıcı bir karaktere bürünmesini sağlar.
Gaziantep’in bu denli şiddetli bir sistemle karşı karşıya kalmasının arkasında son günlerde yaşanan ani meteorolojik değişimler yatıyor. Uzman değerlendirmelerine göre; bölgede bir süredir etkili olan bunaltıcı sıcaklar ile üst atmosferden gelen serin hava dalgası tam da kentin üzerinde çarpıştı. Buna atmosferdeki yüksek “rüzgar kesmesi” de eklenince, sıradan bir bahar sağanağı olması beklenen yağış, kısa sürede şiddetini katlayarak kendi etrafında dönen yıkıcı bir süper hücre fırtınasına evrildi. Dar bir alanda devasa bir enerji boşalımı yaşanması, kentin altyapısını ve günlük yaşamını bir anda felç etmeye yetti.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap