Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan milyonlarca aboneyi yakından ilgilendiren kritik fatura uyarısı geldi. Elektrik ve doğalgazda faturaların yarısını sırtlayan devlet desteği için yeni ve çok daha seçici bir döneme giriliyor. Peki, faturaları doğrudan katlayacak bu yeni eşik nedir ve kimler devlet desteğinden tamamen mahrum kalacak? İşte cebinizi doğrudan etkileyecek yeni enerji takviminin ve fiyatlandırma stratejisinin perde arkası…
Devlet, şu an konutlarda kullanılan doğalgazın yüzde 45’ini, elektriğin ise yaklaşık yüzde 50’sini karşılıyor. Ancak bu devasa desteğin bütçeye maliyeti 620 milyar lirayı bulmuş durumda. Bakan Alparslan Bayraktar’ın açıkladığı yeni stratejiyle birlikte, enerji faturalarında yüksek tüketim yapanlar için alarm zilleri çalmaya başladı. Bölgesel iklim farklılıklarını da (Örneğin Gaziantep’in kavurucu yaz aylarında artan klima kullanımı veya sert kış günlerindeki kombi tüketimi gibi) göz önüne alan bu yeni sistem, faturaların hesaplanma şeklini kökten değiştiriyor.
“Elektrik ve doğalgaz fiyatları artacak mı?” sorusunun yanıtı da netleşti. Bakan Bayraktar, Orta Doğu’daki krizlere ve küresel maliyet artışlarına rağmen yıl sonuna kadar ek bir fiyat artışı beklemediklerini duyurdu. Yeni dönemdeki temel strateji ise; fatura bedellerinin yılda yalnızca bir kez, beklenen enflasyon oranında güncellenmesi olacak. Böylece piyasalarda ani şokların önüne geçilirken, vatandaş için daha öngörülebilir bir takvim yaratılacak.
Milyonları ilgilendiren asıl tehlike ise tüketim sınırında gizli. Yeni “kademeli tarife” modeline göre artık herkes eşit destek alamayacak. Her ilin son 5 yıllık ortalama tüketim değerleri çıkarılacak. Eğer bulunduğunuz ildeki ortalama tüketimi yüzde 75 oranında aşarsanız, destek kapsamı dışına çıkarılacak ve enerjiyi gerçek maliyeti üzerinden ödeyeceksiniz. Ancak bu sistemde geri dönüş mümkün; tasarruf yaparak tüketimini tekrar il ortalamasının altına çeken aboneler, bir sonraki ay yeniden devlet desteğinden faydalanabilecek.
Enerji arz güvenliği ve dışa bağımlılığın azaltılması cephesinde ise Türkiye tarihi adımlar atıyor. Şırnak Gabar’da günlük 80 bin varil üretime ulaşılarak ülkenin günlük petrol ihtiyacının yüzde 8’i tek başına karşılanmaya başlandı ve bunun ekonomiye yıllık katkısı 3 milyar doları aştı. Doğalgaz cephesinde ise Karadeniz’deki gazı işleyecek Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu 30 Ağustos’ta yola çıkıyor. Hedef, yıl sonunda yerli gaz üretimini ikiye katlamak ve 2028’e kadar 17 milyon hanenin ihtiyacını tamamen yerli üretimle karşılamak. Aynı zamanda doğalgaz depolarının yüzde 72 doluluk oranıyla Avrupa’yı geride bırakması, kış aylarında yaşanabilecek olası krizlere karşı Türkiye’nin elini güçlendiriyor.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap