Gaziantep’in etnik yapısı, tarihsel göçler ve yerleşik toplulukların ortak yaşam kültürüyle şekillenmiş çok kültürlü bir yapıya sahiptir.
Gaziantep, tarihsel süreç içerisinde farklı etnik ve kültürel grupların bir arada yaşadığı, çok kültürlü yapısıyla öne çıkan bir kenttir. Şehrin sosyal dokusunu Türkler, Kürtler, Araplar ve Çerkesler gibi farklı toplulukların yüzyıllara yayılan ortak yaşam kültürü oluşturmaktadır.
Türkiye’de etnik kökene dair resmi bir veri tutulmaması nedeniyle, Gaziantep’teki grupların nüfus oranlarına ilişkin bilgiler tahmini değerlendirmelere dayanmaktadır. Şehrin merkez ve kırsal ilçelerinde ise demografik çeşitlilik farklılık göstermektedir.
İslahiye ve Nurdağı gibi ilçelerde Osmanlı döneminden bu yana yerleşik Kürt aşiretleri ve Türkmen köyleri bir arada yaşamaktadır. Fırat Havzası’ndaki Nizip ve Karkamış ilçeleri Barak Türkmen kültürüyle özdeşleşirken, bölgedeki Arap kültürü etkileri de dikkat çekmektedir. Oğuzeli ilçesi ise ağırlıklı olarak Oğuz Türkmen kültürünün merkezlerinden biri konumundadır.
Kentteki Kürt nüfusunun varlığı, Osmanlı döneminden kalan yerleşik aşiretlerin yanı sıra 1970’lerden itibaren sanayileşmeye paralel gerçekleşen göç dalgalarıyla şekillenmiştir. Şanlıurfa, Adıyaman, Diyarbakır, Mardin ve Kahramanmaraş gibi illerden gelen göç hareketleri, şehrin nüfus yapısında etkili olmuştur. Halep ile sürdürülen köklü ticari ilişkiler ise Arap nüfusun kentteki varlığını güçlendiren unsurlar arasındadır.
Farklı kökenlere rağmen Gaziantep’te etnik kimlikten ziyade Anteplilik üst kimliği benimsenmektedir. Bu birleştirici unsur; ticaret hayatından mahalle kültürüne, UNESCO tescilli gastronomi mirasından halk oyunlarına kadar kentin tüm sosyal dokusuna yansımaktadır.
Yorum Yap