Deprem kuşağında yer alan ve asrın felaketinde derin yaralar alan Gaziantep halkının her sarsıntıda yüreği ağzına gelirken, bu kez korkutan haber Marmara ve Ege’nin kritik fay hatlarının kesiştiği Balıkesir’den geldi. 16 Nisan’da yaşanan ve vatandaşları aniden sokağa döken, kısa süreli de olsa paniğe neden olan o şok sarsıntının ardından herkes aynı sorunun yanıtını arıyor: Büyük bir depremin habercisi mi, yoksa olağan bir fay hareketi mi? AFAD ve Kandilli Rasathanesi’nin saniyeler içinde güncellediği son verilerle, bölgedeki fay hattının ne kadar kırıldığı ve sarsıntının gerçek boyutu nihayet ortaya çıktı. İşte o korku dolu anların perde arkası…
Arama motorlarında saniyeler içinde zirveye oturan “Az önce Balıkesir’de deprem mi oldu?” ve “Deprem nerede, kaç şiddetinde oldu?” sorularının resmi yanıtı AFAD ve Kandilli’nin son depremler listesiyle netleşti. Kritik fay hatlarının üzerinde yer alan bölgede meydana gelen sismik hareketlilik, gün boyu hissedilmeye devam etti. Özellikle Sındırgı bölgesi başta olmak üzere yerel çapta hissedilen sarsıntılar, vatandaşlarda kısa süreli endişe ve panik havası yarattı.
Peki, insanları tedirgin eden bu sarsıntının gerçek şiddeti neydi? Kandilli Rasathanesi’nin anlık olarak aktardığı sismik verilere göre, 16 Nisan tarihinde Balıkesir (Sındırgı) merkezli kaydedilen son sarsıntılar daha çok mikro ölçekli sismik hareketler olarak radara yansıdı. Şiddetleri düşük olsa da yüzeye olan sığ derinliği nedeniyle vatandaşlar tarafından belirgin bir “vurma” veya “titreme” hissiyle algılanan bu hareketlerin, büyük fay hatlarındaki enerji boşalımının olağan bir parçası olduğu uzmanlar tarafından ifade ediliyor.
Bu “sıcak” haber sadece Balıkesir’i değil, yaşadığımız acı tecrübeler nedeniyle Gaziantep dahil Türkiye’nin dört bir yanındaki vatandaşları doğrudan ilgilendiriyor. Ülke genelinde sürekli güncellenen ve kırmızıya dönen sismik hareketlilik haritası, yer kabuğundaki enerjinin hiçbir zaman uyumadığını gösteriyor. Uzmanlar, yurdun batısında yaşanan bu “uyarıcı” sarsıntıların; aslında binalarımızın sağlamlığını test etmemiz ve deprem çantamızı başucumuzdan eksik etmememiz gerektiğini bize her gün hatırlatan acı bir “kırmızı alarm” olduğunu vurguluyor.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap