Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta art arda yaşanan ve tüm Türkiye’yi şoka sokan kan dondurucu okul katliamlarının ardından, bu kez klavye arkasındaki “sanal teröristlere” yönelik tarihi bir operasyonun düğmesine basıldı. Toplumu paniğe sürüklemek için o korkunç anları yayan ve okulları asılsız ihbarlarla hedef gösteren provokatörler siber polislerin radarına takıldı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, milyonların beklediği o kritik açıklamayı yaparak dudak uçuklatan rakamları paylaştı. Peki, Türkiye çapında başlatılan bu dev operasyonda kaç kişi gözaltına alındı ve tehlike saçan o hesapların akıbeti ne oldu? İşte ülkeyi ayağa kaldıran siber operasyonun tüm detayları…
Arama motorlarında sabah saatlerinden bu yana en çok aratılan “Okul saldırısı soruşturmasında kimler gözaltına alındı?” sorusunun yanıtı Ankara’dan geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in bizzat duyurduğu operasyon kapsamında, sınır komşularımızdaki dehşet verici görüntüleri yayarak halk arasında korku, kaygı ve panik yaratmayı amaçlayan tam 130 hesap sahibi hakkında acil soruşturma başlatıldı. Türkiye genelindeki 55 Cumhuriyet Başsavcılığının ortak yürüttüğü bu dev siber operasyonda, şu ana kadar 95 şüpheli kıskıvrak gözaltına alındı. Ayrıca sosyal medyada kaos pompalamaya çalışan 1.104 hesaba ise anında erişim engeli getirilerek kapatıldı.
Olayın sadece katliam görüntülerini paylaşmakla sınırlı kalmadığı, dijital platformlarda çok daha büyük bir “tehlike” ağı kurulduğu ortaya çıktı. Soruşturmanın derinleşmesiyle, sosyal medyadan 54 farklı okulu hedef göstererek velileri ve öğrencileri büyük bir paniğe sevk eden 67 şüphelinin daha yakalandığı bildirildi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) de yayılan skandal yalanlara karşı vatandaşları acil koduyla uyardı. “Maraş’taki saldırgan sağ çıkarıldı” veya “Urfa’daki saldırgan bir gün önce serbest bırakıldı” gibi iddiaların tamamen halkı kışkırtmaya yönelik bir yalan olduğu ve bu içerikleri üretenlerin adaletten kaçamayacağı vurgulandı.
Sınır komşularımızda yaşanan bu vahşetin ardından dijital ortamda alevlenen bilgi kirliliği, ebeveynleri de doğrudan ilgilendiriyor. Uzmanlar, çocukların ellerindeki telefonlardan bu tarz kan donduran şiddet içeriklerine veya asılsız “okul bombalama/baskın” dedikodularına maruz kalmaması için dijital denetimin şu günlerde şart olduğunu belirtiyor. Panik yaratmak maksadıyla gelen şüpheli WhatsApp mesajlarının veya kaynağı belirsiz sosyal medya gönderilerinin kesinlikle paylaşılmaması ve doğrudan emniyet güçlerine bildirilmesi, yeni krizlerin önüne geçecek en büyük kalkan olarak görülüyor.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap