Piyasaların kalbi bugün yine Kapalıçarşı ve küresel piyasalardan gelen son dakika verileriyle atıyor. Milyonlarca yatırımcı “Altın fiyatları yükselecek mi, düşecek mi?” sorusuna yanıt ararken, 29 Nisan 2026 Çarşamba itibarıyla değerli metalde ibrenin aşağı yönlü olduğu görülüyor. Gram altının 6.658 TL seviyelerinde tutunmaya çalıştığı, çeyrek altının ise 11 bin TL sınırında işlem gördüğü bu fırtınalı günde, uzmanların uzun vadeli beklentileri ise tam tersini işaret ediyor.
Peki altın fiyatları neden düşüyor ve bundan sonra yatırımcıyı neler bekliyor? İşte piyasaları sarsan o kritik gelişmeler ve güncel rakamlar…
Altın fiyatlarındaki bu ani dalgalanmanın arkasında sadece ekonomik dinamikler değil, devasa bir jeopolitik satranç yatıyor. ABD ve İran arasında dün itibarıyla sona eren ateşkes süreci, piyasalardaki tansiyonu iyice yükseltti. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran cephesinden gelen tekliflere kapıları kapatması ve memnuniyetsizliğini dile getirmesi barış umutlarına ağır bir darbe vurdu.
Normal şartlarda jeopolitik risklerin “güvenli liman” altına talebi patlatması beklenirdi. Ancak tam bu noktada devreye güçlenen dolar endeksi (DXY) girdi. Doların küresel çapta kaslanması altının belini büken ana etken oldu. Öte yandan, ABD’de bir türlü dizginlenemeyen inatçı enflasyon, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimine gitme ihtimalini giderek zayıflatıyor. Yüksek faiz ortamının devam etmesi, faiz getirisi olmayan altından çıkışları hızlandırarak fiyatları baskılamaya devam ediyor.
Kısa vadede yaşanan geri çekilmeler yatırımcıda tedirginlik yaratsa da, dev kurumların uzun vadeli senaryoları bambaşka bir tablo çiziyor. Küresel piyasalar günübirlik krizlerle boğuşurken, Deutsche Bank analistlerinden gelen rapor ezber bozdu. Dev bankanın analizine göre; gelişmekte olan piyasaların merkez bankaları döviz rezervlerini dolardan altına kaydırma stratejisini sürdürürse, altının ons fiyatı önümüzdeki 5 yıl içinde akılalmaz bir seviye olan 8.000 dolara kadar tırmanabilir.
Sektörün önemli isimlerinden Yatırımım Trader CEO’su Candaş Atalay da yatırımcının içini ferahlatan bir değerlendirme yapıyor. Atalay, piyasadaki mevcut durumu geçici bir dinlenme molası olarak görerek, “Son dönemdeki bu konsolidasyon süreci, tek başına altının cazibesinin zayıfladığı anlamına kesinlikle gelmez” ifadelerini kullanıyor.
Tüm bu küresel fırtınanın ortasında, alım-satım yapmak isteyenler için makas aralıkları büyük önem taşıyor. İşte hem ekranlardaki anlık veriler hem de Kapalıçarşı’daki son durum:
Kısa vadede rüzgarın ne yönden eseceği, tamamen ABD’den gelecek makro veriler ve Ortadoğu’daki diplomatik trafiğe bağlı. Ancak uzmanlar, ani piyasa hareketlerinde panik satışlarından kaçınılması ve sakin kalınması gerektiği konusunda yatırımcıları uyarıyor.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap