Orta Doğu’da sular bir an olsun durulmuyor. ABD, İsrail ve İran üçgeninde patlak veren ve dördüncü gününe giren kanlı savaş tüm şiddetiyle sürerken, cephe hattından sızan bir duyum uluslararası kamuoyunda şok etkisi yarattı. Dünya basınını sarsan o iddiaya göre, küresel bir felaketin kapısını aralayabilecek devasa bir askeri anlaşma masadaydı. Peki, bütün gözlerin çevrildiği Pekin yönetimi, İran’a savaşın kaderini baştan yazacak o gizli silahı verecek mi?
Milyonlarca kişinin yüreğini ağzına getiren ve petrol fiyatlarından küresel güvenliğe kadar hayatımızın her alanını etkileme potansiyeli taşıyan o kritik soru nihayet en üst düzeyden yanıt buldu. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, dünyanın nefesini tutarak beklediği o iddialara ilişkin sessizliğini bozdu.
Çin ve İran Arasındaki O Gizli Anlaşma İddiası Neydi? Son günlerde uluslararası medyada hızla yayılan haberlere göre, İran’ın Çin menşeli CM-302 süpersonik gemisavar füzelerini satın almak üzere olduğu ve görüşmelerin son aşamaya geldiği öne sürülmüştü. Bu füzelerin Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’ne yerleştirilmesi, ABD ve İsrail donanmaları için en büyük tehlike çanlarının çalması anlamına geliyordu.
Gelişmeler oldukça güncellenen haberimizde, krizin merkezindeki o füzeler ve Çin’in açıklamasına dair bilmeniz gereken her şeyi derledik:
Basın toplantısında tüm dünyanın merak ettiği o soruyla karşılaşan Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, kestirip atarak “Rapor doğru değil” yanıtını verdi. Çin’in uluslararası yükümlülüklerine sıkı sıkıya bağlı olduğunu vurgulayan sözcü, bu tür haberleri açıkça bir “dezenformasyon” (bilgi kirliliği) olarak nitelendirdi ve iddiaları kesin bir dille reddetti.
Arama motorlarında en çok merak edilen konuların başında gelen CM-302 sistemi, sıradan bir silah değil. Çin’in meşhur YJ-12 füze ailesinin ihracat versiyonu olan bu sistem, düşman radarlarına yakalanmadan deniz hedeflerine süpersonik (ses hızından çok daha hızlı) süratlerde saldırabiliyor. Taşıdığı yıkıcı güç, koca bir savaş gemisini tek vuruşta sulara gömebilecek kapasitede.
Uzmanlara göre Pekin yönetiminin bu iddiaları anında yalanlaması, Çin’in halihazırda kontrolden çıkmak üzere olan Orta Doğu ateşine açıkça benzin dökmek istemediğinin en net kanıtı. Küresel tedarik zincirlerinin ve ekonomik dengelerin korunmasını amaçlayan Çin, şimdilik sahadaki sıcak çatışmanın dışında kalmayı tercih ediyor.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap