Gaziantep, UNESCO Gastronomi şehri unvanını boşuna almadı. Bu toprakların mutfağı sadece lezzet değil, aynı zamanda mevsimine göre vücudun ihtiyaç duyduğu tüm eczaneyi sofraya indirme sanatıdır. Ocak ayının dondurucu günlerini yaşadığımız şu günlerde, pazar tezgahlarını süsleyen dev kış kabakları (balkabağı ve kestane kabağı), Antep mutfağının ustalığıyla birleşerek tam bir “şifa bombasına” dönüşüyor.
Çoğu şehirde sadece tatlısı yapılan kış kabağı, Gaziantep’te etle, nohutla ve ekşiyle buluşarak ana yemek tahtına oturur. Peki, kış kabağını bu kadar özel kılan ne? Neden kış aylarında mutlaka tüketmeliyiz? İşte kış kabağının mucizeleri ve Antep usulü nefis bir tarif!
Kış kabağı, doğanın bize sunduğu en güçlü Beta-karoten kaynaklarından biridir. Vücudumuz bu maddeyi A vitaminine dönüştürür. A vitamini ise özellikle kış aylarında enfeksiyonlara karşı en büyük yardımcımızdır. Solunum yollarındaki mukoza zarlarını koruyarak virüslerin vücuda girişini zorlaştırır.
Gaziantep’in sert kışında nezle ve gribe yakalanmamak için sadece kelle paça değil, kış kabağı yemekleri de başroldedir. İçeriğindeki yüksek C vitamini, beyaz kan hücrelerinin üretimini artırarak vücut direncini maksimize eder.
Kış kabağı, potasyum açısından muzla yarışacak düzeydedir. Potasyum, kan basıncının dengelenmesinde ve kalp kaslarının düzenli çalışmasında kritik rol oynar. Antep mutfağının o zengin ve bazen ağır kaçabilen yemek kültüründe, kış kabağı gibi lifli ve potasyum zengini bir sebze, damar sağlığını korumak için mükemmel bir dengeleyicidir.
Halk arasında “Havuç gözlere iyi gelir” denir ancak kış kabağı bu konuda gizli bir şampiyondur. İçerdiği Lutein ve Zeaksantin adlı antioksidanlar, yaşa bağlı göz hastalıklarını önlemeye yardımcı olur. Kışın erken kararan havalarda gece görüşünü desteklemek ve göz yorgunluğunu azaltmak için kış kabağı tüketmek bilimsel bir gerekliliktir.
Kışın hareketsizliğin arttığı ve kilo almaya meyilli olduğumuz dönemlerde kış kabağı imdadımıza yetişir. %90’ı su olan bu sebzenin 100 gramı sadece 26-30 kalori civarındadır. Yoğun lif yapısı sayesinde uzun süre tokluk hissi verir ve sindirim sistemini (bağırsakları) adeta bir süpürge gibi temizler. Kabızlık şikayeti olanlar için kış kabağı doğal bir ilaçtır.
Gaziantep’in kuru ayazı cildi çabuk yıpratır. Kış kabağındaki antioksidanlar ve E vitamini, cildin kolajen üretimini destekleyerek daha parlak ve esnek kalmasını sağlar. “İçten gelen güzellik” deyiminin mutfaktaki karşılığı tam olarak bu turuncu mucizedir.
Gaziantep’te kış kabağı denince akla gelen ilk yemek **”Kabaklama”**dır. Balkabağının o hafif tatlımsı tadının, etin lezzeti ve sumak ekşisinin keskinliğiyle birleştiği bu yemek, bir lezzet şölenidir. İşte evde yapabileceğiniz en orijinal Antep usulü kabaklama tarifi:
Not: Kabaklama yemeği, yanında Antep usulü bir şehriyeli pirinç pilavı ve buz gibi bir ayranla servis edildiğinde lezzetini ikiye katlar.
Haberimizin bu kısmında okuyucularınıza pazar alışverişi için tüyolar verelim:
Kış kabağı sadece bir sebze değil, kışın zorlu şartlarına karşı vücudumuzu hazırlayan doğal bir takviyedir. Gaziantep usulü ekşili kabaklama ise bu şifayı en lezzetli şekilde almanın yoludur. Ekonomik, doyurucu ve son derece sağlıklı olan bu sebzeyi haftada en az bir kez sofranıza konuk ederek hem kendinizi hem de sevdiklerinizi koruyun.
Gaziantep mutfağının binlerce yıllık mirası olan bu tarifler, sadece birer yemek değil, aynı zamanda nesilden nesile aktarılan birer sağlık reçetesidir. Bu kış, mutfağınızda kış kabağına daha fazla yer açın!
Kaynak: Haber Merkezi
Yorum Yap