İskenderun Deniz Er Eğitim Alay Komutanlığı’nda vatan borcunu öderken hayatını kaybeden er Hayrullah Halit Kahraman’ın annesinin ifadeleri, kışla duvarları ardındaki korkunç ihmaller zincirini gün yüzüne çıkardı. Kamuoyunda infial yaratan olayın ardından Milli Savunma Bakanlığı (MSB), aralarında alay ve tabur komutanının da bulunduğu 4 personeli ihraç ettiğini duyurdu. İşte tüm Türkiye’yi sarsan “susuzluk” skandalının kan donduran detayları…
İskenderun Deniz Er Eğitim Alay Komutanlığı’nda vatan borcunu öderken hayatını kaybeden er Hayrullah Halit Kahraman’ın annesinin ifadeleri, kışla duvarları ardındaki korkunç ihmaller zincirini gün yüzüne çıkardı. Kamuoyunda infial yaratan olayın ardından Milli Savunma Bakanlığı (MSB), aralarında alay ve tabur komutanının da bulunduğu 4 personeli ihraç ettiğini duyurdu. İşte tüm Türkiye’yi sarsan “susuzluk” skandalının kan donduran detayları…
25 Temmuz 2025 tarihinde yaşanan elim olayda, aşırı sıcak altında bırakılmaya bağlı vücut ısısının yükselmesi (hipertermi) sonucu iki Mehmetçik şehit oldu. Gazeteci Timur Soykan’ın gündeme taşıdığı anne ifadesine göre, şehit Hayrullah Halit Kahraman ölmeden önce ailesine kışladaki şartları şu çarpıcı sözlerle anlattı: “Anne burada su yok, hep susuz kalıyoruz, aç kalıyoruz… Bahçedeki muslukların hepsi kırık.”
Oğlunun son görüşmelerinde “Anne dolabı su ile doldurun, gelince kana kana içeceğim” dediğini belirten acılı anne, kışladaki yemek kuyruklarının uzunluğu nedeniyle askerlerin sırası gelmeden yemeğin bittiğini ve revir taleplerinin reddedildiğini iddia etti. Özellikle küçük numara ayakkabı verilmesi nedeniyle ayakları yara içinde kalan askerin, terlik ve revir isteğinin geri çevrildiği de ifadelerde yer aldı.
Hayrullah Halit Kahraman, İskenderun Deniz Er Eğitim Alay Komutanlığı’nda acemi eğitimini sürdüren bir Mehmetçikti. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, Kahraman ve silah arkadaşının vefat nedeni “uzun süreli güneş altında kalmaya bağlı hipertermi ve gelişen komplikasyonlar” olarak kayıtlara geçti. Annesinin iddialarına göre ise bu durum sadece bir hava olayı değil; kışladaki su ve gıda eksikliği ile tıbbi müdahale yetersizliğinin bir sonucuydu.
Kışladaki şartlara dair ortaya çıkan iddialar sadece susuzlukla sınırlı kalmadı. Annenin ifadesine göre:
Şehadet haberinin ardından ailenin “Neden susuz kaldınız?” sorusuna bir komutanın “Anne, sosyal medyadan beklenenlerin hepsi yalan haber” şeklinde yanıt verdiği iddia edildi.
Olayın ardından başlatılan idari tahkikat sonucunda Milli Savunma Bakanlığı, ihmal ve kusuru bulunan sorumlular hakkında en ağır kararı verdi. Yapılan açıklamada, alay ve tabur komutanı dahil olmak üzere toplam 4 personelin Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiğinin kesildiği (ihraç edildiği) bildirildi. Ayrıca, olaydaki kusur derecelerine göre 8 personele çeşitli disiplin cezaları verilirken, İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen adli süreç devam ediyor.
Kaynak: Haber Merkezi
Yorum Yap