Bugün Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü. Bir şehir düşünün ki; açlıkla, yoklukla ama en çok da inançla direnip, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Gözlerinden öperim” diyerek selamladığı o destanı yazsın.
Tarih sayfalarında bazı şehirler vardır ki, kaderleri bir ulusun kaderiyle birleşir. İşte Gaziantep, Milli Mücadele’nin en zorlu sınavlarından birini tam da bu topraklarda verdi. Bugün 25 Aralık; Antep’in sadece düşmanı değil, makus talihini de yendiği o büyük gün. Kurtuluş Savaşı’nın en meşakkatli, en onurlu direnişlerinden biri olan Antep Savunması, aradan geçen yıllara rağmen hafızalardaki tazeliğini koruyor.
Mondros Mütarekesi sonrası Anadolu’nun üzerine çöken kara bulutlar, Antep semalarında çok daha yoğun hissediliyordu. Fransız işgali altındaki şehir, düzenli bir ordusu olmadan, topu tüfeği kısıtlı bir halde kendi kaderini kendi tayin etti.
Antep halkı tam 11 ay boyunca; kadınıyla, erkeğiyle, genciyle ve yaşlısıyla modern tarihin gördüğü en büyük sivil direnişlerden birini sergiledi. Açlık kapıya dayandı, mühimmat bitti ama “teslimiyet” kelimesi akıllara bile gelmedi. Bu uğurda verilen 6317 şehit, sadece bir şehrin değil, tüm Türkiye’nin bağımsızlık ateşini harladı.

Bu destansı direniş, Ankara’da, Büyük Millet Meclisi’nde ve Mustafa Kemal Atatürk’ün yüreğinde büyük bir yankı uyandırdı. Anteplilerin gösterdiği insanüstü çaba karşısında duyduğu hayranlığı gizlemeyen Atatürk, o meşhur telgrafında tarihe geçecek şu ifadeyi kullandı:
“Ben Anteplilerin gözlerinden öperim.”
Bu cümle, bir komutanın askerine selamından çok daha fazlasıydı. Atatürk, Antep savunmasını “Türk milletinin neler yapabileceğinin en açık delili” olarak gördü. O “gözlerden öpme”, bir şehrin alnına konulmuş en büyük onur nişanı olarak tarihe kazındı.
Bu direniş karşılıksız kalmadı. Türkiye Büyük Millet Meclisi, 6 Şubat 1921 tarihinde aldığı kararla Antep’e “Gazi” unvanını layık gördü. Dünyada bir şehre verilen ilk unvan olma özelliği taşıyan bu karar, direnişin yerel bir savunma olmaktan çıkıp ulusal bir destana dönüştüğünün tesciliydi. İstiklal Madalyası ve Gazi unvanı, şehitlerin kanıyla sulanan bu toprakların sonsuza dek taşıyacağı bir şeref madalyası oldu.
Bugün 25 Aralık’ta, o zorlu günleri bir kez daha hatırlarken; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Antep Savunması’nın isimsiz kahramanlarını, 6317 şehidimizi ve ebediyete intikal eden gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.
Kaynak: Haber Merkezi
Yorum Yap