EYT düzenlemesini kıl payı kaçıran milyonlarca çalışanın gözü kulağı Ankara’dan gelecek haberde. 8 Eylül 1999 sonrası işe girenler için gündeme gelen “Kademeli Emeklilik” tartışmalarında, 43-48 yaş aralığında erken emeklilik formülleri masaya yatırılıyor. Peki, “İkinci EYT” olarak adlandırılan bu sistem hayata geçer mi? İşte konuşulan senaryolar.
Türkiye’de emeklilik sistemi tartışmaları, geçtiğimiz yıl yasalaşan EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) düzenlemesinin ardından yeni bir boyut kazandı. 8 Eylül 1999 öncesi sigorta girişi olanlar yaş şartsız emeklilik hakkına kavuşurken, sadece bir gün veya birkaç yıl farkla bu hakkı kaçıran 1999-2008 dönemi sigortalıları, yaşanan mağduriyetin giderilmesini bekliyor. Sivil toplum kuruluşlarının ısrarlı takibi ve muhalefetin kanun teklifleriyle gündemde tuttuğu “Kademeli Emeklilik”, milyonlar için yeni bir umut kapısı araladı.
Mevcut sistemde 8 Eylül 1999’dan sonra işe girenler, kadınlarda 58, erkeklerde ise 60 yaş şartına tabi tutuluyor. Bu durum, Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle uzun süredir eleştiriliyor. Kademeli emeklilik modeli ise yaş şartını tamamen kaldırmak yerine, sigorta giriş tarihine göre adaletli bir geçiş süreci öneriyor.
Masadaki taslaklara göre, prim gün sayısını dolduran çalışanlar için yaş şartının aşağı çekilmesi hedefleniyor. Özellikle 6250 ile 7000 gün arasında primi bulunan vatandaşlar için yaş indirimi formülleri konuşuluyor.
Ankara kulislerinde ve sivil toplum taleplerinde öne çıkan taslak, giriş yıllarına göre şu yaş aralıklarını işaret ediyor:
Bu senaryonun hayata geçmesi durumunda, prim gün şartını (genellikle 6250-7000 gün arası) tamamlayanlar belirtilen yaşlarda emeklilik dilekçesi verebilecek. Ayrıca kısmi emeklilik bekleyenler için de mevcut 4500 gün şartıyla yaş indirimi yapılması talepler arasında.
Kamuoyunda beklenti yüksek olsa da resmi kanattan gelen sinyaller şu an için temkinli. Meclis’te muhalefet partileri tarafından sunulan kanun teklifleri bulunsa da, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı, bütçe dengelerini gözeterek konuya mesafeli yaklaşıyor.
İlk EYT düzenlemesinin SGK’nın aktif-pasif dengesi üzerinde oluşturduğu yük, yeni bir erken emeklilik yasasının önündeki en büyük ekonomik engel olarak görülüyor. Uzmanlar, konunun 2025 yılı içinde somutlaşmasından ziyade, 2026 ve sonrası torba yasa paketlerinde gündeme gelme ihtimalinin daha güçlü olduğunu belirtiyor.
Şu an için resmi bir yasa tasarısı bulunmasa da, “Kademeli Emeklilik” talebi siyasetin ve çalışma hayatının en sıcak gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor.
Kaynak: Haber merkezi
Yorum Yap