Giderek derinleşen ekonomik kriz, Türkiye’deki tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarında deprem etkisi yarattı. Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan güncel veriler, vatandaşın hayatta kalma refleksini çarpıcı rakamlarla gözler önüne seriyor. Artık sepetler bilindik markalarla değil, marketlerin kendi ürettiği “en ucuz” etiketli ürünlerle dolarken; giyimden bebek eşyalarına kadar birçok ihtiyaçta ibre tamamen ikinci el pazarına dönmüş durumda.
Peki, değişen bu alışveriş dinamiklerinin ardındaki çarpıcı rakamlar bize ne anlatıyor? İşte milyonlarca kişinin yeni ekonomik gerçeği haline gelen o raporun detayları…
Ticaret Bakanlığı’nın e-ticaret haftası kapsamında paylaştığı “Türkiye’de E-Ticaretin Görünümü Raporu”, mutfaktaki yangının boyutlarını net bir şekilde ortaya koydu. Alım gücü eriyen vatandaş, lüksü çoktan bir kenara bırakıp temel gıda ürünlerinde bile en uygun fiyatlı market markalarına (private label) yöneldi.
Rakamlar oldukça düşündürücü. Tüketicilerin uygun fiyatlı market markalarını tercih ettiği ürünlerin zirvesinde yüzde 69.2 gibi ezici bir oranla süt yer alıyor. Temel protein kaynağı köftede bu oran yüzde 58.9 iken; bulaşık makinesi deterjanında yüzde 51.8, ayçiçek yağında yüzde 50.7 ve şekerde yüzde 48.6 olarak ölçüldü. Raporun bu kısmı, vatandaşın temel mutfak alışverişinde sadece “doymak” ve “idare etmek” odaklı bir fiyat hassasiyeti geliştirdiğini kanıtlıyor.
Mutfakta yaşanan bu kemer sıkma politikası, kendini online alışveriş platformlarında daha da sert gösteriyor. Sıfır ürün almanın giderek zorlaşması, ikinci el sektöründe adeta bir patlama yarattı.
2024 yılında 9.8 milyar lira hacim ve 17.5 milyon adet işlemle kapanan ikinci el pazarı; 2025 yılı itibarıyla akılalmaz bir hızla büyüdü. Sadece bir yıl içinde hacim yüzde 122 artarak 21.8 milyar liraya fırladı. Satın alınan ürün sayısı ise yüzde 34 oranında bir sıçramayla 23.6 milyon adede ulaştı.
Bakanlık raporunda ikinci el araç dışındaki giyim, elektronik, beyaz eşya, oyuncak ve kitap gibi eşyaların ikinci el satışı “sürdürülebilir e-ticaret” başlığı altında tanımlanıyor. Ancak uzmanlara ve piyasa gerçeklerine göre bu durum bir çevre bilincinden ziyade, tamamen ekonomik bir zorunluluğun sonucu.
İkinci el platformlarında en çok el değiştiren ürün grubu yüzde 54.6 ile giyim, ayakkabı ve aksesuar oldu. Çocuk büyütmenin maliyetinin katlanarak artması da listeye doğrudan yansıdı; anne ve bebek ürünleri yüzde 9.8 ile en çok tercih edilen ikinci kategori olarak öne çıktı.
Özetle, açıklanan bu resmi veriler gösteriyor ki; vatandaş artık sıfır mağazaların vitrinlerinden ziyade, ikinci el ilanlarının ve ucuz market reyonlarının sıkı birer takipçisi olmuş durumda.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap