Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM), uçuş güvenliğini tehlikeye atanlara karşı tavizsiz tutumunu sürdürüyor. 2026 yılı için güncellenen idari para cezaları kapsamında, uçaklara lazer tutmanın bedeli rekor seviyeye çıkarıldı.
Havacılık sektöründe emniyeti en üst düzeye çıkarmak amacıyla yapılan düzenlemeler netleşti. Yeniden değerleme oranının yüzde 25,49 olarak belirlenmesinin ardından, gökyüzündeki güvenliği riske atan eylemlerin faturası da ağırlaştı. Bu kapsamda, özellikle iniş ve kalkış yapan uçaklara lazer tutarak pilotların görüşünü engelleyen kişilere uygulanacak ceza, 164 bin 613 TL olarak belirlendi. Bu karar, hem pilotların can güvenliğini hem de yolcuların emniyetini korumak adına atılmış en ciddi caydırıcı adımlardan biri olarak dikkat çekiyor.
Havacılık kuralları gereği, uçaklara lazer tutulması kesinlikle yasak ve suç teşkil eden bir eylemdir. SHGM yönetmelikleri ve uluslararası havacılık kanunlarına göre; bir hava aracının kokpitine, gövdesine veya uçuş rotasına lazer yöneltmek, “uçuş emniyetini kasten tehlikeye atmak” anlamına gelir.
Bu eylem basit bir şaka veya oyun değil, hem sivil hem de askeri havacılıkta ağır yaptırımları olan ciddi bir ihlaldir. Özellikle uçağın en savunmasız olduğu anlar olan kalkış ve iniş evrelerinde yapılan bu tür müdahaleler, pilotların dikkatini dağıtarak telafisi imkansız kazalara davetiye çıkarabilir. Yetkililer, bu konuda toplum bilincinin artırılması gerektiğini ve lazerin bir oyuncak gibi gökyüzüne tutulmaması gerektiğini sık sık vurgulamaktadır.
Evet, uçağa lazer tutmak sanıldığından çok daha büyük ve hayati zararlar doğurur. Yerden tutulan güçlü bir lazer ışığı, kokpit camında kırılarak pilotun gözünde “flaş körlüğü”ne (geçici görme kaybı) neden olabilir.
Gece uçuşlarında karanlığa alışmış gözlere aniden temas eden bu ışık, pilotun oryantasyonunu kaybetmesine, göstergeleri okuyamamasına ve pisti görememesine yol açabilir. Dünya genelinde kayıtlara geçen olaylarda; lazer tacizi yüzünden acil iniş yapmak zorunda kalan, rotasını değiştiren veya uçuşu iptal edilen yüzlerce vaka bulunmaktadır. Uzmanlar, bu bilinçsiz hareketin sadece kokpitteki ekibi değil, arkadaki yüzlerce yolcunun hayatını da doğrudan riske attığı konusunda uyarıyor.
Uçağa lazer tutmanın yasak olmasının temel sebebi, uçuş güvenliğinin sabote edilmesi riskidir. SHGM ve küresel havacılık otoriteleri, bu eylemi doğrudan bir saldırı niteliğinde değerlendirir.
Lazer ışınları kokpit içerisinde patlama etkisi yaratarak yansıma ve parlamalara sebep olur. Bu durum, pilotun dış dünyayı görmesini engeller ve kritik saniyelerde yanlış karar vermesine neden olabilir. Türkiye’de Sivil Havacılık Kanunu uyarınca bu ihlalin cezası her yıl artırılmaktadır; zira amaç sadece ceza kesmek değil, havacılık sisteminin güvenli ve kesintisiz işleyişini sağlamaktır. Benzer yasaklar ve ağır para cezaları, ABD (FAA) ve Avrupa (EASA) ülkelerinde de titizlikle uygulanmaktadır.
Kaynak: Haber merkezi
Yorum Yap