Yunanistan hükümetinin Türkiye’ye karşı elini güçlendirmek ve Doğu Akdeniz’de denge yaratmak amacıyla Fransa ile kurduğu savunma ittifakı, Atina’da deyim yerindeyse siyasi bir deprem yarattı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Atina ziyaretiyle perçinlenen askeri anlaşmalara, Yunan muhalefetinden benzeri görülmemiş sertlikte bir tepki geldi. Ülkeyi “tehlikeli bir askeri eksene” sürüklemekle suçlanan hükümet, muhalefetin hedef tahtasına oturtuldu.
Ters piramit mantığıyla olayın kalbine inildiğinde, krizin asıl patlak verdiği noktanın “nükleer şemsiye” tartışmaları olduğu görülüyor. Muhalefetteki üç büyük parti, peş peşe yaptıkları yazılı açıklamalarla Fransa ile kurulan bu derin ittifakın ülkenin altını oyduğu görüşünde birleşti.
Ana muhalefet partisi SYRIZA, hükümetin bu hamlesini yerden yere vurarak, savunma politikasının kör bir silahlanma yarışına dönüştürülmesine kesin bir dille karşı çıktı. SYRIZA cephesi, Avrupa’da son günlerde sıkça dillendirilen “nükleer caydırıcılığın genişletilmesi” senaryolarının güvenliği artırmak bir yana, askeri tansiyonu ve bölgesel tırmanmayı daha da körükleyeceğini vurguladı. Çözümün silahlanmakta değil, barış ve istikrarı merkeze alan tutarlı bir devlet stratejisinde olduğu belirtildi.
Gündeme damga vuran bir diğer sarsıcı çıkış ise Yeni Sol Partisi’nden geldi. Macron’un ziyaretini ve kameralar önünde peş peşe atılan imzaları açıkça bir “siyasi şov” olarak nitelendiren parti yetkilileri, çok çarpıcı bir iddiayı masaya yatırdı. Yeni Sol’a göre Fransa, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu’daki kendi emperyal stratejik emellerini doğrudan Atina yönetimine dayatıyor. Yunan hükümetinin bu dayatmalara “koşulsuz şartsız boyun eğmesi”, ülkeyi büyük güçlerin tehlikeli planlarına eklemleme ve satranç tahtasında bir piyona dönüştürme riski taşıyor.
Bu tehlikeli gidişata Yunanistan Komünist Partisi (KKE) de sessiz kalmadı. İmzalanan savunma anlaşmalarının Yunan halkının çıkarlarına hiçbir şekilde hizmet etmediğinin altını kalın çizgilerle çizen KKE, acı bir gerçeği Yunan kamuoyunun yüzüne vurdu. Parti, bu tarz dışa bağımlı ve agresif askeri ittifakların, Yunanistan’ı sonu gelmez emperyalist çatışmaların ve küresel güç rekabetinin tam ortasına çekeceği uyarısında bulundu.
Atina yönetiminin Ankara’yı dengelemek adına bel bağladığı Paris ittifakı, dışarıdan çok içeride kan kaybettirmeye başlamış durumda. Şimdi tüm gözler, muhalefetin giderek yükselen bu isyan ateşine karşı hükümetin nasıl bir savunma hattı kuracağına çevrildi.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap