Türk savunma sanayiinin kaderini değiştiren, “Milli Teknoloji Hamlesi”nin öncüsü ve Baykar’ın kurucusu Özdemir Bayraktar, ardında sadece insansız hava araçları değil, gelecek nesillere ilham veren devasa bir miras bıraktı. Peki, Sarıyer’den başlayıp dünya harp literatürünü değiştiren teknolojilere uzanan bu başarı öyküsü nasıl yazıldı?
Türkiye’nin terörle mücadelesinden sınır ötesi harekâtlarına kadar oyun değiştirici bir rol üstlenen yerli ve milli İHA/SİHA’ların arkasındaki “gizli kahraman” Özdemir Bayraktar, hayatını Türkiye’nin tam bağımsızlık mücadelesine adamış bir isimdir. Baykar Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptığı süre boyunca, sadece bir mühendis olarak değil, sahada askerle omuz omuza çalışan bir vatansever olarak da hafızalara kazındı. İşte Özdemir Bayraktar’ın hayatına dair merak edilenler ve başarılarla dolu yaşamı…
1949 yılında İstanbul’un Sarıyer ilçesinde, aslen Trabzon Sürmeneli bir ailenin evladı olarak dünyaya gelen Özdemir Bayraktar, eğitim hayatındaki başarılarıyla erken yaşta dikkat çekti. Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun olduktan sonra, Türkiye’nin en köklü teknik üniversitelerinden biri olan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Makine Fakültesi’ne girdi.
1972 yılında mezun olduğunda, sadece diploması olan bir mühendis değil, içten yanmalı motorlar konusunda uzmanlaşmış bir vizyonerdi. Akademik kariyerine İTÜ Motorlar Kürsüsü’nde Prof. Dr. İsmail Hakkı Öz’ün asistanı olarak devam eden Bayraktar, bu süreçte Türkiye’nin sanayi altyapısındaki eksiklikleri görerek yerli üretimin önemini kavradı. Buradaki çalışmaları, ileride kuracağı Baykar Makina’nın da teknolojik temelini oluşturacaktı.

Özdemir Bayraktar, 1984 yılında otomotiv sanayine yönelik hassas talaşlı imalat yapmak üzere Baykar Makina’yı kurduğunda, hedefi sadece parça üretmek değildi. Ancak asıl büyük kırılma, 2000’li yıllarda havacılık sektörüne yönelmesiyle yaşandı.
Oğulları Selçuk, Haluk ve Ahmet Bayraktar ile birlikte, Türkiye’nin dışa bağımlılığını kırmak adına insansız hava araçları projelerine yoğunlaştı. Bu süreçte Özdemir Bayraktar, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde terörle mücadele eden askerlerle aylarca üs bölgelerinde kalarak, teknolojinin laboratuvarda değil, sahada geliştirileceğine inandı. Tasarladığı İHA ve SİHA’ların her bir vidasında, her bir yazılım satırında onun “yapılamaz denileni yapma” azmi vardı. Bugün dünyanın konuştuğu Bayraktar TB2’lerin tasarımında ve prototip aşamasında bizzat kalem oynatan, atölyede sabahlayan isimdi.

Hayatının son dönemlerinde de çalışma azminden hiçbir şey kaybetmeyen Özdemir Bayraktar, 18 Ekim 2021 tarihinde, 72 yaşında hayata gözlerini yumdu. Vefatı, sadece ailesini değil, tüm Türkiye’yi yasa boğdu. Ancak, ektiği tohumlar bugün “Kızılelma” ve “Akıncı” gibi projelerle gökyüzünde filizlenmeye devam ediyor.
Milli Teknoloji Hamlesi’ne adadığı ömrü, ona Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen “Karabağ Nişanı” gibi pek çok onuru getirdi. Vefatının ardından Baykar’ın bayrağını oğulları devralırken, Özdemir Bayraktar ismi, Türk mühendisliğinin neler başarabileceğinin en somut kanıtı olarak tarihteki yerini aldı.

Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap