Son günlerde kamuoyunda hızla yayılan ve büyük endişe yaratan “Hantavirüs Türkiye’ye mi sıçradı?” iddialarına en yetkili ağızdan net bir yanıt geldi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, milyonların yüreğine su serpen o kritik açıklamayı yaptı: “Şu anda Türkiye’de herhangi bir salgın riski yok!” Peki, şüphe üzerine özel izolasyonla ülkeye getirilen ve gözlem altında tutulan kişilerin test sonuçları ne oldu? İşte gündeme bomba gibi düşen o açıklamaların tüm perde arkası…
Katıldığı bir canlı yayında gündemi sarsan iddialara açıklık getiren Sağlık Bakanı Memişoğlu, kulaktan kulağa yayılan asılsız söylentilere karşı vatandaşı uyardı. Bilgi kirliliğinin önüne geçmek amacıyla yalnızca resmi açıklamaların dikkate alınması gerektiğinin altını çizen Memişoğlu, “Türkiye olası tüm salgın senaryolarına karşı tam donanımlı ve hazırlıklıdır. Şu anda böyle bir salgın riski kesinlikle yok, toplumumuz bu konuda müsterih olsun” ifadelerini kullandı.
Haber merkezlerine düşen “şüpheli vakalar” bilgisinin ardındaki gerçeği de ilk kez şeffaflıkla paylaşan Bakan Memişoğlu, virüs şüphesiyle takibe alınan 5 vatandaşın test sonuçlarının negatif çıktığını müjdeledi. Ancak tedbirler elden bırakılmış değil. Memişoğlu’nun aktardığı çarpıcı detaylara göre; sürece dahil olan iki kişi daha önce bulundukları gemiden ayrılırken, diğer üç kişi son derece sıkı özel izolasyon önlemleri eşliğinde Türkiye’ye getirildi.
Testler negatif çıksa da Sağlık Bakanlığı işi şansa bırakmıyor. Özel ve katı prosedürlerle ülkeye giriş yapan bu kişilerin sağlık durumları anbean izlenmeye devam ediyor. Bakan Memişoğlu, söz konusu vatandaşların tam 42 günlük zorunlu karantina sürecinin titizlikle sürdüğünü vurgulayarak, halk sağlığını tehlikeye atacak en ufak bir açığa dahi izin verilmediğini kanıtlamış oldu.
Bakanın açıklamalarında sadece hantavirüs değil, milyonlarca ailenin umutla beklediği SMA hastalığıyla ilgili de devrim niteliğinde bir müjde yer aldı. Türkiye’nin artık sadece sağlık hizmeti alan değil, sağlık teknolojileri ve ilacı üreten küresel bir merkeze dönüştüğünü gururla belirten Memişoğlu, “SMA ilacını artık kendimiz üretiyoruz” dedi. Kritik ilacın preklinik (klinik öncesi) aşamasının sonuna gelindiğini ve klinik çalışmaların resmen başladığını duyuran Bakan, hasta yakınlarına dev bir umut ışığı yaktı.
Bakan Memişoğlu’nun açıklamalarında dikkat çeken son başlık ise Türkiye’nin kanayan yaralarından biri olan yüksek sezaryen oranlarıydı. İlk kez geçtiğimiz yıl Türkiye’de sezaryen oranlarında belirgin bir düşüş eğilimi yakalandığını açıklayan Memişoğlu, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) uyarılarını hatırlattı. Normal doğumun hem anne hem de bebeğin gelecekteki sağlığı için tartışmasız en güvenilir yöntem olduğunun bir kez daha altı çizildi.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap