ABD’den gelen zayıf büyüme verilerinin yarattığı endişeye, Başkan Donald Trump’ın küresel ticaret savaşlarının fitilini ateşleyen yeni gümrük vergisi kararı da eklenince küresel piyasalar adeta altüst oldu. Artan belirsizlik ortamında güvenli liman arayışına giren yatırımcıların altına hücum etmesiyle birlikte ons altın 5 bin dolar gibi tarihi bir psikolojik eşiği aşarken, gram altın iç piyasada 7 bin liranın üzerine çıkarak rekor tazeledi. Peki, altın fiyatlarındaki bu durdurulamaz yükselişin ardında yatan asıl nedenler neler ve yatırımcıyı nasıl bir süreç bekliyor?
Son günlerde piyasaların gözü kulağı ABD’den gelecek makroekonomik verilerdeydi ancak asıl şok dalgası Beyaz Saray’dan geldi. ABD Yüksek Mahkemesi’nin daha önceki bazı tarife kararlarını “yetki aşımı” sebebiyle iptal etmesinin hemen ardından Başkan Trump, geri adım atmak yerine çok daha sert bir kararla sahneye çıktı. 150 gün boyunca geçerli olacak yüzde 10’luk “yeni nesil küresel gümrük vergisi” paketini duyuran Trump, “Ticaret savaşları yeniden mi başlıyor?” sorusunu küresel ekonominin merkezine yerleştirdi. Bu büyük belirsizlik bulutu, portföyünü korumak isteyen yatırımcıyı anında altın cephesine yönlendirdi.
Yaşanan bu olağanüstü gelişmelerin ışığında altın, haftayı adeta gövde gösterisi yaparak kapattı. Sadece jeopolitik gerilimler değil, aynı zamanda bozulan ekonomik veriler de ons altını fişekledi. Cuma günü yüzde 1,9’luk sert bir sıçrama gerçekleştiren ons altın, 5.098 dolar seviyesine ulaşarak tarihi bir eşiği daha geride bıraktı.
Küresel piyasalardaki bu kasırga, yurt içi piyasalarına da fırtına gibi yansıdı. Dış piyasalardaki güçlü rüzgarı arkasına alan gram altın, haftanın kapanışında yatırımcısının yüzünü güldürdü. Cuma gününü yüzde 2,07 gibi dikkat çekici bir değer artışıyla 7.182 TL seviyesinden tamamlayan gram altın, haftalık bazda yatırımcısına net yüzde 1,51 oranında getiri sağlamış oldu.
Altının bu tarihi yükselişini destekleyen ve piyasaları tedirgin eden bir diğer hayati faktör ise ABD ekonomisinde çalmaya başlayan alarm zilleri oldu. Açıklanan son dördüncü çeyrek büyüme rakamları, yüzde 1,4 ile beklentilerin tam yarısında kalarak hayal kırıklığı yarattı. Öte yandan enflasyon göstergesi olan kişisel tüketim harcamalarının yüksek gelmeye devam etmesi, ekonomistlerin en büyük korkusu olan “stagflasyon” (düşük büyüme – yüksek enflasyon) riskini yeniden masaya getirdi.
Analistlere göre, ekonomik büyümenin bu denli yavaşlaması ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirim sürecini mecburi olarak hızlandırabilir. Düşük faiz ortamı ve artan küresel riskler, faiz getirisi olmayan altının elini güçlendiren en önemli unsurlar. Uzmanlar, şu an karşı karşıya olduğumuz rekorlar tablosunun anlık bir piyasa tepkisinden ziyade, altın piyasası için yepyeni bir fiyatlama stratejisinin ve “orta vadeli belirsizlik sarmalının” kalıcı başlangıcı olduğunun altını çiziyor.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap