ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı ve 27. gününe giren savaşta nefesler tutuldu! ABD Başkanı Donald Trump, İran’a verdiği mühletin dolmasına saatler kala dünyayı ters köşeye yatıran tarihi bir karar aldı. Tahran’ın elektrik santrallerini yerle bir edecek olan devasa operasyon, son anda 6 Nisan’a kadar durduruldu. Peki, kapalı kapılar ardında neler oldu? İran, savaşın yönünü değiştiren o “gizli hediyeyi” Trump’a nasıl sundu? İşte füzeleri susturan 10 günlük kritik sürenin tüm şifreleri…
Ortadoğu alev alev yanarken, tüm dünyanın kilitlendiği ABD Başkanı Donald Trump’tan şok bir “ateşkes” sinyali geldi. Trump, Truth Social üzerinden yaptığı son dakika açıklamasıyla, Tahran’a yönelik ağır bombardıman planını ABD Doğu Saati ile 6 Nisan Pazartesi saat 20.00’a kadar ertelediğini duyurdu. Başta Türkiye, Pakistan ve Mısır’ın yürüttüğü yoğun arabuluculuk trafiğinin meyvesi olarak görülen bu hamle, diplomatik çözüm için yepyeni bir “fırsat penceresi” açtı. Trump görüşmelerin “çok iyi” gittiğini vurgularken, tüm dünyanın gözü verilecek 10 günlük ek sürenin nasıl değerlendirileceğine çevrildi.
Savaşın tam ortasında diplomasi trafiğini hızlandıran en önemli olay ise Trump’ın “İran bize bir hediye gönderdi” sözlerinin arkasındaki gerçek oldu. Ortaya çıkan bilgilere göre; İranlı yetkililer müzakere masasında ne kadar ciddi ve “sağlam” olduklarını kanıtlamak için, Hürmüz Boğazı’ndan Pakistan bayraklı tam 10 petrol tankerinin geçişine izin verdi. Trump’ın bile başta önemsemediği ancak Amerikan televizyonlarında haberleri görünce “Sanırım doğru kişilerle görüşüyoruz” dediği bu jest, savaşın fitilini geçici olarak söndürdü. Ancak İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin “ABD ile doğrudan görüşmüyoruz, halkımız arkamızda” şeklindeki sert çıkışı, taraflar arasındaki ince buzun her an kırılabileceğini gösteriyor.
Bu 10 günlük erteleme dünya kamuoyuna rahat bir nefes aldırsa da, Washington cephesinde silahlar depolara kaldırılmış değil. Güvenlik kaynaklarının Amerikan Axios’a sızdırdığı son bilgilere göre; Pentagon olası bir müzakere çöküşü ihtimaline karşı korkutucu bir “son vuruş” senaryosu üzerinde çalışıyor. Anlaşma sağlanamaması halinde, ABD ordusunun Hürmüz’deki stratejik adalara asker çıkarması ve İran’ın enerji altyapısını felç edecek yıkıcı bir saldırı dalgası başlatması an meselesi.
ABD’nin böylesi bir “son vuruş” yapması halinde İran’ın sessiz kalması elbette beklenmiyor. Tahran’ın masadaki en tehlikeli kozu ise Husiler aracılığıyla, dünya ticaretinin ve enerji sevkiyatının şah damarı konumundaki Babülmendep Boğazı’nı tamamen kapatmak. Küresel deniz seferlerini en az 14 gün uzatarak gemileri Ümit Burnu’na mahkum edecek bu hamle, dünya petrol arzının yüzde 10’unu doğrudan vuracak. Uzmanlar, Babülmendep’in kilitlenmesinin sadece enerji piyasasında değil, küresel ekonomide de telafisi imkansız bir kaosa yol açacağı konusunda uyarıyor.
Şimdi tüm dünyada geri sayım başladı! Bu 10 günlük kritik süre, barışın ve uzlaşının anahtarı mı olacak, yoksa Ortadoğu’yu daha da büyük bir karanlığa sürükleyecek fırtına öncesi son sessizlik mi?
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap