Geçtiğimiz yıl tüm Türkiye’nin kanını donduran ve mahkeme koridorlarında dahi yankıları süren o korkunç cinayet davasında nihayet kritik karar verildi. Eşinin dayısını sokak ortasında defalarca bıçaklayarak hayattan koparan katil zanlısı, hakim karşısında “kendimi savundum, mecbur kaldım” diyerek indirim beklerken; mahkemeden çıkan sonuç duruşma salonunda adeta buz kestirdi. Peki, adaletin tecelli ettiği o anlarda sanık hangi cezaya çarptırıldı ve duruşma biterken kurbanın acılı oğlu babasının katiline dönüp o şok edici cümleyi nasıl fısıldadı? İşte, detayları tüyler ürperten kanlı davanın perde arkası…
Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi, geçtiğimiz yıl aralık ayında valilik binası önünde eşinin dayısı Serkan Akdal’ı (44) vahşice katleden Murat Dereli (44) hakkındaki nihai hükmünü açıkladı. Sanık ve avukatının ‘meşru müdafaa’ sınırlarına sığınarak tahliye talep etmesi mahkeme heyetinden kesin bir dille döndü. Mahkeme, cinayetteki kasıt unsurunu göz önünde bulundurarak sanığa hiçbir haksız tahrik veya takdiri indirim uygulamadan müebbet hapis cezası verdi. Heyet ayrıca, Akdal’ın olay anında yanında bulunan iki yeğenine yönelik silahla tehdit suçundan dolayı katil zanlısına 2 yıl 6 ay ek hapis cezası daha kesti.
Olayın geçmişine bakıldığında, tehlikenin aslında adım adım yaklaştığı görülüyor. Geçtiğimiz yıl 19 Aralık’ta Serkan Akdal, iki yeğeniyle birlikte yolda yürürken, yeğeninin eşi Murat Dereli ile karşılaştı. Basit bir sözlü sataşma olarak başlayan o gerginlik, saniyeler içinde ölümcül bir hesaplaşmaya dönüştü. Dereli’nin yanında taşıdığı bıçağı defalarca savurması sonucu ağır yaralanan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşam mücadelesini kaybederek ailesini yasa boğdu. O günden bu yana adaletin tecelli etmesini bekleyen kamuoyu için bugünkü karar, bir nebze de olsa su serpti.
Duruşmadaki en kritik ve gergin dönemeç, zanlının son savunma anıydı. Son sözü sorulan katil zanlısı Murat Dereli, “Önüm 3 kişi tarafından kesildi. Yaşananlardan dolayı çok pişmanım, her şey kamerada görüldüğü gibi oldu. Ben orada sadece canımı kurtarmaya çalıştım” diyerek olayı meşru müdafaa eksenine çekmeye çalıştı. Sanık avukatı dahi, ilk hareketin karşı taraftan geldiğini iddia ederek müvekkilinin tahliyesini istedi. Ancak güvenlik kamerası görüntüleri ve toplanan delilleri titizlikle inceleyen mahkeme heyeti, bu savunmayı inandırıcı bulmayarak “oy çokluğuyla” sanığı en ağır şekilde cezalandırmayı seçti.
Kararın okunmasıyla birlikte duruşma salonunda tansiyon en üst seviyeye ulaştı. Aylar süren acılı bekleyişin ardından indirimsiz müebbet hapis kararını duyan Serkan Akdal’ın ailesi gözyaşlarına hakim olamazken, salondan çıkış anında dondurucu bir diyalog yaşandı. Öldürülen adamın oğlu, babasını hayattan koparan katilin tam gözlerinin içine bakarak sadece tek bir kelime fısıldadı: “Beklerim.” Bu kısacık ama öfke dolu kelime, duruşmanın en çok konuşulan anı olurken, aile salon dışında birbirine sarılarak adaletin sağlanmasının buruk tesellisini yaşadı.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap