Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) gelişmiş Sentinel uydularından gelen son veriler, Türkiye’nin iki büyük ovası için tehlike çanlarının çaldığını gösterdi. Bursa Ovası’nda yılda 6 santimetreye varan çökme tespit edilirken, benzer riskin Konya için de geçerli olduğu ve binaların zemin güvenliğinin tehdit altında olduğu vurgulandı.
Türkiye’nin tarım ve sanayi başkentlerinden gelen son jeolojik veriler, yer altındaki hareketliliğin boyutlarını gözler önüne serdi. Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından yörüngeye yerleştirilen ve milimetrik hassasiyetle yeryüzü hareketlerini izleyen Sentinel uyduları, Bursa ve Konya ovalarındaki “sessiz çöküşü” belgeledi.
Uzmanların incelediği uydu radar verilerine göre, özellikle Bursa Ovası’nda zemin stabil değil. Yapılan analizler, bölgede her yıl düzenli olarak yaklaşık 6 santimetrelik düşey (aşağı yönlü) bir çökme yaşandığını ortaya koydu. Bu durum ilk bakışta fark edilmese de, yıllara yayıldığında zeminde yarım metreyi aşan kayıplara neden olabiliyor.
Araştırmacılar, benzer bir tablonun Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya Ovası için de geçerli olduğunu belirtiyor. Yeraltı sularının aşırı çekilmesi ve kuraklık gibi faktörlerle tetiklenen bu çökmeler, sadece tarım arazilerini değil, şehir merkezlerini de tehdit ediyor.
Konuyla ilgili yapılan bilimsel çalışmada yer alan uzmanlar, durumun ciddiyetini şu sözlerle özetledi:
“Konya ve Bursa bölgelerinde ciddi düşey deformasyonların varlığını keşfettik. Bu hareketlilik anlık bir olay değil, süregelen bir süreç.”
Binalar ve Altyapı İçin Yıkıcı Olabilir
Zemin çökmeleri, üzerindeki yapılar için deprem kadar sinsi bir risk barındırıyor. Uzmanlar, bu hareketin yıllara yayılması durumunda oluşacak riskleri şöyle sıralıyor:
Yapısal Hasarlar: Binaların temellerinde oluşan dengesizlikler, duvar çatlaklarına ve statik bozulmalara yol açabilir.
Altyapı İflasları: Yeraltından geçen su boruları, doğalgaz hatları ve kanalizasyon sistemleri, zemindeki esneme nedeniyle kırılma riskiyle karşı karşıya.
Yol ve Köprü Güvenliği: Otoyollar ve viyadük ayaklarında oluşabilecek kot farkları ulaşım güvenliğini tehlikeye atabilir.
Yetkililer ve yerel yönetimlerin, imar planlarını yaparken bu “düşey deformasyon” haritalarını dikkate alması ve zemin etütlerinde uydu verilerinden yararlanılması gerektiği vurgulanıyor
kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap