İran ve İsrail arasındaki gerilim, karşılıklı açıklamalarla geri dönülmez bir noktaya sürükleniyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu, devlet basını aracılığıyla tüm dünyaya duyurduğu bildiride, İsrail’in Lübnan’da yürüttüğü askeri operasyonları en ağır dille kınadı. Yapılan açıklamada, taraflar arasında varılan “geçici ateşkes” mutabakatına rağmen İsrail’in başkent Beyrut’ta “vahşice bir katliama” başladığı vurgulanarak, İsrail ordusunun bölgedeki varlığı doğrudan hedef alındı.
Arama motorlarında ve sosyal medyada en çok merak edilen konu, İran’ın bu uyarısının içinin ne kadar dolu olduğu ve askeri bir karşılık gelip gelmeyeceğiydi. Devrim Muhafızları’nın yayınladığı mesaj, diplomasi kapılarının yavaş yavaş kapandığını gösteriyor. Açıklamadaki en can alıcı bölüm ise şu ifadeler oldu: “Lübnan’a yönelik saldırılar derhal durdurulmazsa, bölgedeki işgalci saldırganlara pişman edici bir karşılık vereceğiz.“ Bu sözler, İran’ın doğrudan balistik füze veya vekil güçleri aracılığıyla yeni bir misilleme dalgası başlatabileceğinin en güçlü sinyali olarak yorumlandı.
İsrail’in son günlerde Beyrut merkezli artırdığı hava saldırıları, bölgedeki ateşkes umutlarını tamamen yerle bir etti. İran, Hizbullah’a ve Lübnan’daki müttefiklerine yönelik bu ağır saldırıları kendi ulusal güvenliğine doğrudan bir tehdit olarak algılıyor. Uluslararası arenada İsrail’in “ateşkesi bozan taraf” olarak konumlandırılması, İran’ın olası bir askeri müdahalesi için “meşru müdafaa ve müttefikleri koruma” zemini hazırlıyor.
Uzmanlara göre, İran’ın kullandığı “pişman edici karşılık” ifadesi sıradan bir diplomatik kınama değil. Hem ABD’nin bölgedeki varlığı hem de İsrail’in savunma kalkanları göz önüne alındığında, İran’ın yapacağı olası bir hamlenin sadece Lübnan ile sınırlı kalmayıp, Basra Körfezi’nden Kızıldeniz’e kadar uzanan devasa bir ateş çemberi yaratabileceği öngörülüyor.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap