Ortadoğu’da kartlar yeniden, hem de çok daha sert bir şekilde dağıtılıyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD ile omuz omuza yürüttükleri şiddetli askeri operasyonların gölgesinde, İran halkına eşine az rastlanır ve doğrudan bir “ayaklanma” çağrısında bulundu. İsrail Başbakanlık Ofisi üzerinden servis edilen bu sarsıcı mesajda, Tahran yönetimine yönelik askeri baskının giderek tırmanacağı vurgulanırken; sokaklara dökülmesi beklenen kitlelere “tarihi bir fırsatın” kapılandığı iddia edildi.
Bölgedeki tansiyonu yeni bir zirveye taşıyan ve uluslararası basında büyük yankı uyandıran bu açıklama, aynı zamanda üst düzey bir psikolojik savaş taktiği olarak dikkat çekiyor. Netanyahu, İsrail’in sahadaki temel amacının aslında İran halkının “özgürlüğü” için savaşmak olduğunu öne sürerek, sivilleri açıkça birer müttefik olarak gördüklerini savundu.
İran halkına doğrudan seslenen İsrail Başbakanı, “Harekete geçmelisiniz. Bunun için gerekli koşulları bizzat biz oluşturuyoruz” ifadelerini kullanarak kitleleri sokağa inmeye davet etti. Sokaktaki vatandaşa zarar vermek istemediklerini belirten Netanyahu, asıl gayelerinin onlara yardım eli uzatmak olduğunu iddia etti.
Peki ama bu radikal çağrının arkasındaki motivasyon ve zamanlama neden bu kadar kritik? Netanyahu’nun mesajındaki en can alıcı noktalardan biri; İran lideri Ali Hamaney’in öldürüldüğüne ve ülkenin askeri bel kemiği sayılan Devrim Muhafızları Ordusu’na ait yüzlerce stratejik hedefin yerle bir edildiğine yaptığı vurguydu. ABD destekli bu ağır bombardımanların ve nokta atışı operasyonların rejim üzerinde yarattığı boşluğa işaret eden Netanyahu, saldırıların ilerleyen günlerde çok daha şiddetlenerek artacağının net bir sinyalini verdi.
Netanyahu’nun sözleri, savaşın artık sadece sınır boylarında veya havada değil, doğrudan başkent sokaklarında da kurgulandığını gözler önüne seriyor. Açıklamanın finalinde yer alan ve adeta yeni bir dönemin işaret fişeği olan, “Zaman hızla yaklaşıyor, bayrağı size devredeceğiz. Bu anı yakalamaya hazır olun!” çıkışı ise günün en çok konuşulan detayı oldu.
Şimdi tüm dünyanın gözü kulağı, Tahran sokaklarında yaşanabilecek olası hareketlilikte ve rejimin bu benzeri görülmemiş açık ayaklanma çağrısına vereceği yanıtta.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap