Eğitim sisteminin bel kemiği öğretmenler, bu kez ders başarılarıyla değil, CİMER’e yapılan akılalmaz şikayetlerle gündemde. “Kebap yedi”, “Kırmızı kalem kullandı”, “Nutella’ya karıştı” diyerek öğretmenleri şikayet eden velilerin talepleri, okuyanları hayrete düşürüyor. Peki, bu şikayetlerin hukuki bir karşılığı var mı? İşte eğitim camiasında infial yaratan o listenin detayları…
Türkiye’nin kamu yönetimindeki en hızlı çözüm kanallarından biri olan CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi), son dönemde eğitim dünyasından gelen “pes artık” dedirten başvuruların adresi oldu. Normal şartlarda ciddi aksaklıkların bildirilmesi gereken platform, bazı veliler tarafından adeta bir “günlük şikayet defterine” dönüştürüldü. Sosyal medyada sızan ve öğretmenlerin motivasyonunu derinden sarsan o şikayetler, eğitimde gelinen son noktayı gözler önüne seriyor.
Öğretmenlerin özel hayatından sınıf içindeki pedagojik tercihlerine kadar her detayın şikayet konusu yapılması dikkat çekiyor. Bir velinin, öğretmenin saat 23.30’da mesajına cevap vermemesini “görüldü attı” diyerek şikayet etmesi, dijital mobbing tartışmalarını beraberinde getirdi. Bir diğer skandal iddiada ise öğretmenin kişisel sosyal medya hesabından paylaştığı kebap fotoğrafı, “fakir fukara öğrencilerin canı çeker” gerekçesiyle “görgüsüzlük” olarak nitelendirildi.
Şikayetlerin dozu, sınıf içi araç gereç kullanımına kadar uzandı. Kırmızı kalemin “kan ve şiddeti” çağrıştırdığını iddia eden veliler, yeşil kalem kullanılmasını talep ederken; çocuklarına okulda sağlıklı beslenme önerisinde bulunan öğretmenlere ise “Beslenme çantası mahremdir, paramızı sen mi veriyorsun?” tepkisi gösterildi.
“Öğretmen şikayet süreci”, aslında belirli yasal çerçevelere dayanıyor. Bir öğretmenin görevini ihmal etmesi, şiddet uygulaması veya müfredat dışına çıkması meşru bir şikayet konusuyken; öğretmenin evindeki kedisi, bindiği arabanın kirli olması veya profil fotoğrafındaki çiçek görseli hukuki bir zemin oluşturmuyor. Uzmanlar, bu tarz asılsız ihbarların sistemi kilitlediği konusunda uyarıyor.
Sosyal medyada tartışma yaratan bir diğer konu ise öğretmenlerin Instagram ve WhatsApp kullanımları. Velilerin, öğretmenlerin özel hayatını 7/24 mercek altına alması ve “vizyonsuz yetişiriz” gibi bahanelerle liyakat sorgulaması yapması, eğitim sendikalarının da tepkisini çekmiş durumda. Uzmanlara göre, öğretmenin özel hayatındaki tercihler (yediği yemek, bindiği araba, beslediği hayvan) mesleki yeterliliğine bir engel teşkil etmiyor.
Peki, her önüne gelen veli, öğretmeni dilediği konuda şikayet edebilir mi? Hukukçular uyarıyor: Asılsız ve iftira niteliği taşıyan CİMER başvuruları, öğretmenin kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilebilir. Bu durum, şikayeti yapan veli hakkında tazminat davası açılmasına yol açabilir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB), son dönemde artan bu absürt şikayetlere karşı öğretmenleri koruyan yeni bir mekanizma üzerinde çalıştığı konuşuluyor.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap