Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’nin “veliahtı” olarak bilinen oğlu Seyfülislam Kaddafi, yıllardır saklandığı Zintan kentinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Dünya gündemine bomba gibi düşen suikastı, siyasi danışmanı doğruladı.
Libya’da dengeleri sarsacak son dakika gelişmesi! Bir dönem babası Muammer Kaddafi’nin yerine geçecek en güçlü aday olarak gösterilen, Batı eğitimli “reformist” kimliğiyle tanınan ancak Arap Baharı sonrası “savaş suçlusu” olarak aranan Seyfülislam Kaddafi, Zintan kentinde gerçekleştirilen silahlı bir saldırıda öldürüldü. 2011’den bu yana Libya’nın en gizemli ve tartışmalı figürlerinden biri olan Kaddafi’nin ölümü, Kuzey Afrika siyasetinde kartların yeniden dağıtılmasına neden olacak.
Libya kaynaklarından edinilen ve bölgedeki haber ajanslarına düşen ilk bilgilere göre, saldırı Seyfülislam Kaddafi’nin uzun süredir ikamet ettiği dağlık Zintan bölgesinde gerçekleşti. Kaddafi’nin siyasi danışmanı Abdullah Osman, suikastı doğrularken saldırının detaylarına ilişkin “güvenlik gerekçesiyle” henüz kapsamlı bir açıklama yapılmadı.
Ancak yerel kaynaklar ve Başsavcılık’tan sızan bilgilere göre, Kaddafi’nin konvoyuna pusu kurulduğu ve çapraz ateş sonucu olay yerinde hayatını kaybettiği belirtiliyor. Yıllardır Zintan’daki milislerin koruması altında olduğu bilinen Kaddafi’nin, bu güvenlik çemberinin nasıl aşıldığı ise büyük bir soru işareti. Saldırının arkasında rakip milis grupların mı yoksa yabancı istihbarat servislerinin mi olduğu sorusu, şu an Google’da ve uluslararası basında en çok tartışılan konu haline geldi.
1972 yılında Trablus’ta doğan Seyfülislam Kaddafi, sadece bir diktatörün oğlu değil, aynı zamanda rejimin Batı’ya açılan yüzüydü. Londra Ekonomi Okulu’nda (LSE) doktora yapan, akıcı İngilizcesi ve takım elbiseli imajıyla babasının “bedevi” tarzından ayrışan Seyfülislam, 2000’li yıllarda Libya’nın nükleer silahlardan arınma sürecinde ve Batı ile ilişkilerin normalleşmesinde kilit rol oynamıştı.
Ancak 2011’deki isyan, onun “reformist” maskesini düşürdü. Babasının rejimini korumak için direnişin başına geçen Seyfülislam, Kasım 2011’de çölde kaçmaya çalışırken yakalandı. Zintan’da 6 yıl hapis yatan, idam cezasına çarptırılan ancak 2017’deki genel af ile serbest kalan oğul Kaddafi, o tarihten beri “hayalet” gibi yaşıyordu. Ölümüyle (1972-2026), Kaddafi ailesinin siyasi mirası üzerindeki en büyük iddia da son bulmuş oldu.
Seyfülislam Kaddafi’nin ölümü, sadece Libya iç siyasetini değil, uluslararası hukuku da yakından ilgilendiriyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), 2011’deki protestoları bastırırken “insanlığa karşı suç işlediği” gerekçesiyle Kaddafi hakkında yıllardır yakalama kararı bulunduruyordu.
2021 yılında sürpriz bir hamleyle Libya Başkanlık Seçimleri için adaylık başvurusunda bulunan ancak yasal engeller ve siyasi kaos nedeniyle seçime giremeyen Kaddafi, hala halkın bir kesimi için “kurtarıcı”, diğer kesimi içinse “zalim bir geçmişin temsilcisi”ydi. Bu suikast, Libya’da Kaddafi destekçileri ile devrim yanlıları arasındaki fay hatlarını yeniden tetikleyebilir.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap