Ortadoğu’da giderek derinleşen savaş sarmalı, küresel petrol piyasalarını adeta yangın yerine çevirdi. Husilerin çatışmalara doğrudan dahil olması ve ABD’nin bölgeye binlerce yeni asker gönderme kararı almasıyla birlikte fiyatlar uçuşa geçti. Mart ayında inanılmaz bir ivme yakalayan Brent petrol, varil başına yüzde 3,7’lik devasa bir sıçramayla 116,75 dolara fırlayarak aylık bazda tarihi bir rekora koşuyor. ABD ham petrolü ise kritik psikolojik sınır olan 100 doları hızla aşarak tüm dünyada yeni bir enflasyon dalgasının sinyallerini veriyor.
Bölgedeki ateşe adeta benzin döken en çarpıcı açıklama ise Donald Trump’tan geldi. ABD’nin olası bir kara harekâtı ihtimali küresel ekonominin üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallanırken, Financial Times’a konuşan Trump, İran’ın devasa petrol ihracat merkezi konumundaki kritik Harg Adası’nı kontrol altına alıp petrole doğrudan “ele geçirmek” istediğini duyurdu. Washington’dan gelen bu eşi benzeri görülmemiş hamle sinyali, Tahran’dan yıkıcı bir misilleme gelebileceği endişesi yaratarak piyasalardaki kaosu zirveye taşıdı. Sadece Mart ayı içerisinde Brent petrol, ABD-İsrail-İran üçgenindeki bu sıcak çatışmaların etkisiyle yüzde 60 oranında korkutucu bir yükseliş kaydetti.
Washington’un arka kapı diplomasisi ve hafta sonu Pakistan’da yürütülen barış görüşmeleri, hızla yayılan alevleri söndürmeye yetmedi. Çatışmalar beşinci haftasına girerken İran, en büyük kozunu oynayarak küresel petrol sevkiyatının kalbi sayılan Basra Körfezi’ni dış dünyaya bağlayan Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğini fiilen durdurdu. Stratejik su yolu üzerinde tam hakimiyet kurmaya çalışan Tahran yönetimi, sadece Pakistan, Tayland ve Malezya gibi belirli ülkelerden gelen çok sınırlı sayıdaki gemiye geçiş izni vererek Batı’ya açık bir gövde gösterisi yapıyor. Air Force One uçağında gazetecilere konuşan Trump, İran’a 15 maddelik bir talep listesi kabul ettirdiğini ve Tahran’ın “iyi niyet göstergesi” olarak başlangıçta 10, Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar’ın teyidiyle sonrasında toplam 20 tankerin geçişine izin verdiğini belirtse de kriz masadaki yerini koruyor.
Gazze krizinin patlak verdiği 2023 yılında Kızıldeniz’i Batılı dev nakliye şirketleri için adeta bir kapana çeviren Husilerin yeniden aktif olarak sahneye çıkması, petrol arzı endişelerini perçinledi. Hafta sonu İsrail’e füzeler fırlatan ve İran’a yönelik operasyonlar tamamen bitene kadar durmayacaklarını ilan eden örgüt, küresel tedarik zincirinin zayıf karnına büyük bir darbe vurma potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, özellikle Yanbu üzerinden yapılan kritik petrol sevkiyatlarına yönelebilecek olası bir Husi tehdidinin, halihazırda iyice daralan arzı tamamen felç edebileceği konusunda uyarıyor.
Tüm dünyanın gözü kulağı şimdi Ortadoğu’dan gelecek yeni bir son dakika gelişmesinde.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap