Ankara’da annesi ve 15 yaşındaki kız kardeşini sokak ortasındaki tacizkâr bir gruptan korumak için olay yerine koşan genç esnaf Hakan Çakır’ın vahşice katledildiği davada son söz söylendi. Duruşma esnasında, ağır cezalardan kurtulmak isteyen ailenin tüm suçu 18 yaşından küçük bir çocuğa üstlendirmeye çalışması akıllara durgunluk verdi. Ancak adaleti yanıltmaya yönelik bu “kurtulma planı”, mahkemenin verdiği emsal niteliğindeki o tarihi cezalarla yerle bir oldu. Peki, sırf “yol verme” bahanesiyle gencecik bir hayatı karartan katil zanlılarına ne kadar ceza verildi?
Google aramalarında vatandaşların olayla ilgili en çok merak ettiği detayların başında, cinayetin ardındaki kan donduran sebep geliyor. 23 yaşındaki Hakan Çakır, kendi halinde bir çiğ köfte dükkanı işletiyordu. 10 Ağustos tarihinde, annesi ve küçük kız kardeşi evlerine dönerken sokak merdivenlerinde yolu kapatan bir grupla “yol verme” tartışması yaşadı. Kardeşinin korkuyla haber vermesi üzerine olay yerine giden Çakır, tartışmanın büyümesi ve karşı ailenin de sopalarla kavgaya dahil olmasıyla defalarca bıçaklanarak hayatını kaybetti. Basit bir yol tartışmasının bu denli organize bir şiddete dönüşmesi, Türkiye’de “sokak güvenliği” tartışmalarını yeniden alevlendirmişti.
Haberin en çok tıklanma alan ve merak uyandıran kısmı ise mahkeme salonunda yaşanan o kritik andı. Sanık kürsüsündeki en küçük üye olan 14 yaşındaki T.Y.Z., babasını ve ağabeylerini kurtarmak amacıyla cinayeti tek başına işlediğini iddia ederek suçu üstlenmeye çalıştı. Ancak mahkeme heyeti bu kurgusal taktiğe itibar etmedi. Cinayetin asıl azmettiricisi ve failleri olan baba Cemal Zeynal ile Ahmet Emir Zeynal, ayrı ayrı müebbet hapis ve 28’er yıl hapis cezasına çarptırıldı. “Bana ceza veremezsiniz” taktiğiyle suçu üstlenen 14 yaşındaki T.Y.Z. 25 yıl, 17 yaşındaki B.S.Z. ise tam 32 yıl hapis yatarak adaletten kaçamadı.
Kamuoyunun en çok yakından takip ettiği bir diğer soru kalıbı ise “18 yaşından küçük katillere indirim uygulanacak mı?” sorusuydu. Sanık avukatlarının, suçu tamamen üstlenen küçük çocuğun tahliyesini talep etmesi duruşmada tansiyonu yükseltti. Ancak heyet, suçun toplumda yarattığı infiali ve vahşeti göz önünde bulundurarak hiçbir tahliye talebini kabul etmedi. Karar, Türkiye genelindeki benzer sokak eşkıyalığı vakaları için caydırıcı bir emsal karar olarak hukuk tarihindeki yerini aldı.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap