Üniversite eğitimini tamamlayıp adalet sistemine adım atacak binlerce genci yakından ilgilendiren o tarihi törende, kürsüden adeta bir manifesto yankılandı. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet törenine katılan Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, çiçeği burnunda hukukçulara çok kritik uyarılarda bulundu. Peki, adaletin geleceğini şekillendirecek olan gençlere hangi çarpıcı sözlerle seslendi? Eğitimini tamamlayıp memleketine dönmeye hazırlanan veya kariyerine yeni başlayacak olan genç hukukçuların ve ailelerinin de kulağına küpe olması gereken o tarihi konuşmanın tüm detayları…
Erzurum’da gerçekleştirilen 2026 yılı mezuniyet töreni, sıradan bir diploma sevincinin ötesine geçerek yargı dünyası için önemli mesajların verildiği bir platforma dönüştü. Hukuk Fakültesi Dekanı, Baro Başkanı ve Rektör Yardımcısının da katıldığı törende en çok dikkat çeken an, Başsavcı Adem Aydemir’in kürsüye çıkması oldu. Gençlere “cesur olun” çağrısı yapan Aydemir, adaleti tesis etmenin sadece bir meslek değil, ağır bir emanet olduğunun altını çizdi.
Adaletin gizlenerek veya çeşitli argümanlarla ortadan kaldırılmaya çalışılabileceği zorlu durumlara dikkat çeken Başsavcı Aydemir, genç mezunlara korkusuz olmaları gerektiğini hatırlattı. “Kimsenin cesaret edemediği işlere cesaret etmek üzere bu eğitimi aldınız” diyen Aydemir, hukukun üstünlüğünü savunurken anne ve babaların verdiği büyük emeklerin asla unutulmaması gerektiğini, vatana saygının anne babaya saygıyla başladığını vurguladı.
Kürsüde sadece cesaret değil, insanı anlama sanatına da değinildi. Başsavcı Aydemir, Google aramalarında sıkça karşımıza çıkan “İyi bir hukukçu nasıl olmalı?” sorusunun yanıtını tek bir kelimeyle özetledi: Empati. Yargılama yaparken, ifade alırken veya savunma hazırlarken karşı tarafın ne hissedeceğini düşünmenin bir hukukçu için zorunluluk olduğunu belirten Aydemir, empati yeteneği gelişmemiş bir hukukçunun toplumu düzeltemeyeceğini ifade etti.
Gelişen teknoloji ve değişen dünya şartlarına ayak uydurmanın önemine değinen Başsavcı, gençlerin kendilerini sürekli güncellemeleri gerektiğini belirtti. Sadece yerel kanunları bilmenin yetmeyeceğini; yabancı dil öğrenmenin, çok kitap okumanın ve dünyayı tanımanın hayati önem taşıdığını aktardı. “Bu topraklar bize miras değil, emanettir” diyen Aydemir, gençlerden pergel misali bir ayaklarını vatanlarına sabitleyip, diğer ayaklarıyla tüm dünyayı dolaşarak edindikleri tecrübeleri ülkeye kazandırmalarını istedi.
Tören, konuşmaların ardından yapılan yemin merasimi ve keplerin havaya atılmasıyla, gençlerin adalet yolculuğuna attıkları ilk adımla son buldu.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap