Baharın gelişini, doğanın uyanışını ve bereketin yeryüzüne inişini simgeleyen Hıdırellez için heyecanlı bekleyiş zirveye ulaştı. Mayıs ayının gelmesiyle birlikte milyonlarca vatandaş arama motorlarında “Hıdırellez ne zaman, bugün mü yoksa yarın gece mi?” sorusuna yanıt aramaya başladı. Asırlardır Orta Asya, Orta Doğu, Anadolu ve Balkanlar’da büyük bir coşkuyla kutlanan bu özel gün, aynı zamanda Hızır ve İlyas peygamberlerin yeryüzünde buluştuğu an olarak kabul ediliyor. Peki, bu yıl Hıdırellez hangi güne denk geliyor? Dilekler ne zaman gül ağacına asılacak? İşte habere dair en çok merak edilen detaylar…
Haberciliğin altın kuralı olan ters piramit mantığıyla en çok merak edilen o sorunun yanıtını hemen verelim: Baharın müjdecisi Hıdırellez, her yıl olduğu gibi bu yıl da 5 Mayıs akşamı başlayıp 6 Mayıs akşamı sona erecek. Takvimler 2026 yılını gösterirken, bu anlamlı gün 5 Mayıs Salı akşamı başlayacak ve 6 Mayıs Çarşamba akşamı tamamlanacak. Geleneklere ve halk inancına göre Hızır ve İlyas peygamberler, 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan o mucizevi gecede bir gül ağacının altında bir araya gelecek.
Dünyanın farklı bölgelerinde Altı Mayıs, Aya Yorgi, Ederlez, Eğrice veya Ruz-ı Hızır gibi pek çok farklı isimle anılan Hıdırellez, aslında ölümsüzlüğe ulaştığına inanılan iki peygamberin buluşmasını simgeler. İnanışa göre; karada darda kalanlara yardım eden, yol gösteren ve ak sakallı bir ihtiyar olarak tasvir edilen Hızır Peygamber ile suların koruyucusu olan, elinde asasıyla dolaşan nur yüzlü İlyas Peygamber yılda sadece bir kez buluşur. Onların ayak bastığı toprağın yeşerdiği, dokundukları her şeyin bereketlendiği ve şifa dağıttıkları kabul edilir. Bu eşsiz kültürel zenginlik o kadar derindir ki, Hıdırellez 2017 yılında “UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal Envanteri”ne dahi kaydedilmiştir.
Hastalıklardan ve kötülüklerden arınmak için yakılan ateşin üzerinden üç kez atlamak, Hıdırellez coşkusunun sadece başlangıcıdır. İşte nesilden nesile aktarılan ve günümüzde de büyük bir inançla uygulanan o meşhur ritüeller:
Cüzdanların dolup taşması ve mutfaklardan bereketin eksik olmaması için yapılan bir diğer önemli ritüel ise bakliyat keseleridir. İçine çeşitli bakliyatlar konulan keseler, bolluk getirmesi umuduyla gül ağacına asılır ve tam bir gece orada bekletilir. Sabah toplanan bu malzemeler, bir yıl boyunca pişen yemeklere azar azar eklenerek tüketilir; böylece evin bereketinin tüm yıla yayılacağına inanılır.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap