Türkiye ekonomisinin dinamizmini artırmak ve gençlerin iş hayatına katılımını kolaylaştırmak amacıyla hazırlanan dev paket yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna duyurulan “Genç İstihdam Hamlesi – GÜÇ Programı”, iş arayan binlerce gencin ve personel maliyetinden çekinen işverenlerin yüzünü güldürecek. Programın en dikkat çekici maddesi ise şüphesiz; 18-25 yaş arası gençlerin özel sektördeki ilk işlerinde, ilk 6 aylık maaş ve sigorta primlerinin tamamen devlet tarafından karşılanacak olması.
Üniversite veya lise eğitimini tamamlayan gençlerin en büyük kabusu olan “tecrübe” şartı, bu programla birlikte tarih oluyor. Gençlerin işe giriş süreçlerinde işverenlerin üzerinde hissettiği mali yükü sıfıra indirmeyi hedefleyen “İşe İlk Adım Programı”, istihdam piyasasında yeni bir denge kuracak. Bu teşvik kapsamında, genç bir bireyi işe alan işletme, ilk 6 ay boyunca ne maaş ne de sigorta primi ödemeyecek. Üstelik bu programdan yararlanmak için işverenlere herhangi bir “istihdam garantisi” şartı da koşulmuyor. Bu durum, özellikle KOBİ’lerin ve yeni girişimlerin nitelikli genç yetenekleri bünyesine katması için eşsiz bir fırsat sunuyor.
Genç İstihdam Hamlesi’nin kalbinde yer alan bu destekten yararlanabilmek için belirli kriterler bulunuyor. Programın öncelikli hedef kitlesi 18-25 yaş aralığındaki, daha önce özel sektörde sigortalı çalışmamış gençler. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve İŞKUR’a kayıt yaptıran her genç, bu sistemin bir parçası olabiliyor. 6 Ocak 2026 itibarıyla başvuruların alınmaya başladığı programda, devletin karşılayacağı maaş tutarı net asgari ücret üzerinden hesaplanıyor. Bunun yanı sıra genel sağlık sigortası, iş kazası ve meslek hastalığı primleri de devlet güvencesi altına alınıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın felsefesini şu sözlerle özetliyor:
“Gençlerimizin işe girmesinin önündeki engelleri bir bir kaldırıyoruz. Özel sektörle el ele vererek, evlatlarımızın ilk 6 aylık yükünü biz sırtlanıyoruz. Amacımız, gençlerimizin iş başında tecrübe kazanarak geleceğe güvenle bakmalarını sağlamak.”
İşsizlik Sigortası Fonu üzerinden finanse edilen GÜÇ Programı için ayrılan kaynak dudak uçuklatıyor. Toplamda 216 milyar TL’ye yakın bir bütçenin ayrıldığı projede, önümüzdeki 3 yıl içinde 750 bin gencin istihdam edilmesi planlanıyor. Her yıl yaklaşık 250 bin gencin iş hayatına bu destekle dahil olması hedeflenirken, programın iş gücü piyasasındaki yaş ortalamasını da aşağı çekmesi bekleniyor. İlk işe giriş yaşının Türkiye genelinde 30’lara yaklaşması üzerine kurgulanan bu hamle, gençlerin erken yaşta ekonomik özgürlüklerini kazanmalarını ve aile kurma süreçlerini hızlandırmayı amaçlıyor.
GÜÇ Programı sadece aktif istihdamı değil, eğitimden işe geçiş sürecini de kapsıyor. İŞKUR Gençlik Programı kapsamında eğitim alan gençlerin günlük cep harçlığı 1.375 TL seviyesine çıkarıldı. Haftada 3 gün bu eğitimlere katılan bir gencin aylık geliri, ek bir iş yapmasına gerek kalmadan yaklaşık 19 bin TL’ye ulaşıyor. Ayrıca staj imkanları da genişletiliyor. Ulusal Staj Programı’nın İŞKUR bünyesine devredilmesiyle birlikte, önümüzdeki 3 yıl içinde 800 bin gencin daha staj yapması için 27 milyar TL’lik ek bir kaynak devreye sokuldu.
Özellikle Gaziantep gibi sanayinin kalbinin attığı şehirlerde bu teşvik paketi büyük bir heyecanla karşılandı. Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (OSB) tekstil, gıda, metal ve ayakkabı sektöründe faaliyet gösteren binlerce işletme, genç istihdamı için şimdiden planlamalarını yapmaya başladı. Gaziantep’in genç ve dinamik nüfusu, bu teşvik sayesinde sanayi kollarında ihtiyaç duyulan ara eleman ve teknik personel açığını kapatacak. Yerel iş dünyası temsilcileri, devletin 6 ay boyunca maliyeti üstlenmesinin, Gaziantep ihracat rakamlarına ve üretim kapasitesine doğrudan pozitif yansıyacağını öngörüyor.
Gençlerin bu fırsattan yararlanması için izlemesi gereken yol oldukça basit. İŞKUR il müdürlüklerine şahsen gidilebileceği gibi, e-İŞKUR portalı veya e-Devlet üzerinden de başvurular hızlıca tamamlanabiliyor. İşverenler ise İŞKUR ile irtibata geçerek, istihdam edecekleri genç personeller için destek kapsamına otomatik olarak dahil ediliyor. Bu sayede karmaşık bürokratik işlemlerle uğraşmadan, hem genç kazanıyor hem de Türkiye kazanıyor.
Türkiye’nin geleceği olan gençlerin iş hayatındaki bu en büyük engeli aşmaları, hem toplumsal refahı hem de ekonomik büyümeyi tetikleyecek en kritik adım olarak görülüyor. Gençler için artık “tecrübe” bir sorun değil, bir başlangıç fırsatına dönüşüyor.
Kaynak: Haber merkezi
Yorum Yap