Gaziantep’te son günlerde peş peşe yaşanan ve gün içinde keskin farklılıklar gösteren sıcaklık dalgalanmaları, bağışıklık sistemini doğrudan tehdit ediyor. Sabahın erken saatlerinde hissedilen dondurucu soğuklar, öğle saatlerinde yerini yakıcı bir güneşe bırakırken uzmanlar, “yalancı havaya” aldanmamak konusunda vatandaşları kesin bir dille uyarıyor. Günlük hayatı zorlaştıran bu ani ısı değişimleri, özellikle hastanelerin acil servislerinde soğuk algınlığı ve enfeksiyon şikayetlerinde ciddi bir artışa neden olmaya başladı. Peki, herkesi yatağa düşürme potansiyeline sahip bu sinsi tehlikeden nasıl korunmalıyız?
Gaziantep’te adeta bir tahterevalli gibi inip çıkan termometre değerleri, insan metabolizması üzerinde sarsıcı bir etki yaratıyor. Sabah evden montla çıkan bir kişi, gün ortasında tişörtle gezme ihtiyacı hissedebiliyor. Tam da bu dengesiz tablo içinde vücudun ısı adaptasyon sistemi adeta kısa devre yapıyor. Uzman isimler, bu sert geçişlerin yalnızca üst solunum yolu enfeksiyonlarına davetiye çıkarmadığını; aynı zamanda kalp krizi riski ve tansiyon ataklarını da gizliden gizliye tetikleyebildiğine dikkat çekiyor. Vücut direnci bu ani sıcaklık uçurumlarında zayıfladığında, grip ve nezle gibi hastalıklara yakalanmak kaçınılmaz bir son haline geliyor.
Bu değişken hava koşullarından sağ salim çıkmanın formülü ise aslında günlük rutinlerimizde yapacağımız ufak tefek değişikliklerde gizli. Haberin en kritik ve hayat kurtaran detayı burada devreye giriyor: “Kat kat giyinme taktiği.” Tıp dilinde ve profesyonel çevrelerde ‘soğan/lahana stili’ olarak da bilinen bu yöntemle; hava ısındığında kıyafetlerinizi inceleterek terlemeyi önleyebilir, hava aniden soğuduğunda ise üşümenin önüne geçebilirsiniz. Tek bir kalın kazak giymek yerine, çıkarıp giyilebilen kıyafetleri tercih etmek şu günlerde adeta bir kalkan görevi görüyor.
Bununla birlikte, bedeni yalnızca dışarıdan korumak ne yazık ki yetmiyor; içerideki savunma hattını da güçlü tutmak şart. Beslenme uzmanları, bu kritik dönemde C vitamini ve antioksidan zengini mevsim meyve-sebzelerinin sofralardan eksik edilmemesini, günlük su tüketimine ekstra dikkat edilmesini ve uyku düzeninden asla taviz verilmemesini öneriyor.
Elbette bu ani sıcak-soğuk şokları herkesi aynı şiddette etkilemiyor. Kronik kalp ve astım hastalığı olanlar, yaşlılar, hamileler ve küçük çocuklar ısı değişimlerinin bir numaralı hedefleri arasında yer alıyor. Sağlık profesyonelleri, risk grubundaki vatandaşların özellikle sabah ayazında ve akşam serinliğinde açık havada uzun süre kalmamaları konusunda çok net uyarılarda bulunuyor.
Gaziantep’te hava durumunun sürprizlerle dolu olduğu bu dönemde, ufak tedbirlerin büyük hastalıkları önlediğini unutmamak ve vücudun sesine kulak vermek sağlığınızın en büyük güvencesi olacak.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap