İstanbul Fatih’te açlıktan hayatını kaybeden 2 aylık erkek bebeğin annesi Y.Y.’nin savcılık ifadesi, insanlık dışı detayları gün yüzüne çıkardı. Bebeğin 3 gün boyunca bilerek aç bırakıldığını öne süren anne; bebeğin nefesi kesildikten sonra müdahale etmediklerini, yatağa bırakıp yemek hazırlayıp yediklerini ve ambulans için akşam namazının bitmesini beklediklerini söyledi.
İstanbul Fatih’te açlıktan hayatını kaybeden 2 aylık erkek bebeğin annesi Y.Y.’nin savcılık ifadesi, insanlık dışı detayları gün yüzüne çıkardı. Bebeğin 3 gün boyunca bilerek aç bırakıldığını öne süren anne; bebeğin nefesi kesildikten sonra müdahale etmediklerini, yatağa bırakıp yemek hazırlayıp yediklerini ve ambulans için akşam namazının bitmesini beklediklerini söyledi.
Türkiye’yi sarsan olayda, 31 Aralık 2025 tarihinde hayatını kaybeden bebeğin ardından anne Y.Y. tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Ortaya çıkan yeni ifadeler, olayın sadece bir ihmal değil, planlı bir ölüme terk etme süreci olduğunu düşündürdü. Anne Y.Y., ifadesinde öz babasını suçlayarak, “Babam 3 gün boyunca mama vermemizi engelledi, ‘Bırak ölsün’ diyordu” dedi.
Annenin ifadesine göre, bebeğin aç kalmasının temel sebebi dedesinin baskısıydı. Sosyal medya üzerinden tanıştığı Bilal isimli şahısla imam nikahlı yaşayan ve ailesiyle aynı evde kalan Y.Y., babasının kendilerini sürekli engellediğini iddia etti. İfadede yer alan, “Yaklaşık üç gündür bebeğimi beslememe izin vermiyordu. Babam ‘Yaren mama verme bırak ölsün’ diyerek bizi engelliyordu” şeklindeki beyanlar, soruşturmanın seyrini doğrudan babaya (bebeğin dedesine) çevirdi.
Olayın en sarsıcı kısımlarından biri ise bebeğin yaşamını yitirdiği anlar oldu. Saat 14.00 sıralarında bebeğin nefesinin kesildiğini fark ettiklerini belirten anne Y.Y., hiçbir tıbbi müdahalede bulunmadıklarını itiraf etti. Bebeği o halde yatağa bıraktıktan sonra mutfağa geçtiklerini söyleyen anne, “Bebeğin öldüğünü fark ettikten sonra yatağın üzerine bıraktık. Ardından yemek hazırladık ve yedik” dedi. Bu beyan, evdeki diğer aile üyelerinin de olay anındaki soğukkanlılığını gözler önüne serdi.
Bebeğin nefesi kesilmesine rağmen saatlerce yardım çağrılmadığı ortaya çıktı. İfadedeki iddiaya göre; anne ve dini nikahlı eşi Bilal ambulans çağırmak istediğinde, bebeğin dedesi araya girdi. Y.Y., “Babama neden ambulansı aramadığımızı sorduğumda, ‘Şu an çalışmıyorlar, ben vakti geldiğinde arayacağım’ dedi. Bütün vakit namazlarını kıldıktan sonra akşam ambulansı arayalım dedi” ifadelerini kullandı. Ancak akşam saatlerinde Bilal’in aramasıyla sağlık ekiplerine haber verildiği öğrenildi.
Anne Y.Y., ilişkisinin başlangıcına dair de bilgiler verdi. İmam nikahlı eşi Bilal ile sosyal medyada tanıştığını, bir ay sonra Bilal’in Fatih’teki eve geldiğini ve ailesinin onayıyla birlikte yaşamaya başladıklarını anlattı. 7 Kasım’da dünyaya gelen ve 15 gün yoğun bakımda kalan bebeğin, eve çıktıktan sonraki kısa ömrünün bu denli trajik bir sonla bitmesi, yargı birimlerini harekete geçirdi. Savcılık, annenin suçladığı baba ve olay anında evde bulunan Bilal hakkında da geniş kapsamlı inceleme başlattı.
Kaynak: Haber Merkezi
Yorum Yap