Jeffrey Epstein davasına ilişkin 2 Şubat 2026’da sosyal medyada dolaşıma giren yeni belgeler ve iddialar, internet dünyasında bir kez daha “bilgi kirliliği” fırtınası yarattı. Milyonlarca kullanıcının paylaştığı “yamyamlık kasetleri” ve “Hitler bağlantısı” gibi şok edici başlıklar ne kadar doğru? İşte Euronews kaynaklı analizlere ve uzman teyitlerine göre, son Epstein sızıntısındaki doğrular ve yanlışlar.
Dünya gündemini sarsan Jeffrey Epstein davasında sular durulmuyor. Dün (2 Şubat 2026) yayınlanan ve “son ifşalar” olarak lanse edilen belgeler, özellikle sosyal medya platformlarında komplo teorilerinin fitilini ateşledi. Ancak uzmanlar, dolaşıma giren görsellerin ve metinlerin büyük bir kısmının yapay zeka (AI) üretimi olduğuna ve eski belgelerin bağlamından koparılarak sunulduğuna dikkat çekiyor. İşte milyonların merak ettiği o iddiaların perde arkası.
İnternette hızla yayılan ve Epstein’ın özel adasında “yamyamlık ritüelleri” yapıldığına dair iddialar, kullanıcıları dehşete düşürdü. Hatta bazı paylaşımlarda Adolf Hitler’in genetiğiyle ilgili deneyler yapıldığına dair akıl dışı belgelerden söz edildi.
Gerçek Ne? Hukukçular ve teyit platformları tarafından yapılan incelemelere göre, dava dosyalarında yamyamlık veya Hitler ile ilgili herhangi bir ifade, video veya kanıt bulunmuyor. Bu iddiaların kaynağının, dikkat çekmek isteyen anonim hesaplar tarafından kurgulanan sahte (fake) ekran görüntüleri olduğu belirlendi. Uzmanlar, bu tür sansasyonel başlıkların, gerçek mağdurların yaşadığı trajediyi gölgelemek ve davayı sulandırmak amacıyla kasıtlı olarak yayıldığını belirtiyor.
Listede en çok konuşulan isimlerden biri yine teknoloji milyarderi Bill Gates oldu. İddiaya göre, son sızan belgelerde Gates’in Epstein ile “küresel bir pandemi planladığına” dair yazışmalar yer alıyordu.
Gerçek Ne? Bill Gates’in geçmişte Jeffrey Epstein ile görüştüğü ve bu görüşmelerin “hata olduğunu” kabul ettiği biliniyor. Ancak mahkeme tutanaklarında ve açıklanan resmi belgelerde, Gates ile Epstein arasında pandemi, virüs veya küresel sağlık krizleri planlamaya dair hiçbir yazışma yer almıyor. Dolaşımdaki “Pandemi Planı” belgelerinin, tamamen kurgusal olduğu ve 2020 yılından beri ısıtılıp önümüze konan komplo teorilerinin bir devamı olduğu doğrulandı.
Belgelerde adı geçen Rothschild ailesi üyeleri ve ünlü fizikçi Stephen Hawking, sosyal medyada en çok tartışılan diğer başlıklar oldu. Özellikle Hawking’in adadaki “uygunsuz” fotoğrafları olduğu iddiaları gündemi meşgul etti.
Gerçek Ne? Stephen Hawking’in adı belgelerde geçiyor, ancak sandığınız gibi değil. Epstein’ın bir e-postasında, Hawking’in reşit olmayan kişilerle ilişkiye girdiğine dair iddiaların “yalanlanması” için bir ödül konulmasından bahsediliyor. Yani belge, Hawking’i suçlamıyor; aksine Epstein’ın bu iddiaları çürütmek istediğini gösteriyor. Rothschild ailesiyle ilgili kısımlar ise ticari yazışmalarla sınırlı olup, sosyal medyada anlatılan “dünyayı yöneten gizli tarikat” senaryolarını destekleyen somut bir kanıt barındırmıyor.
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap