Türkiye’nin dört bir yanından, Gaziantep dahil birçok ilden on binlerce kişinin akın ettiği UNESCO mirası o tarihi etkinlikte, bu sabah yaşananlar nefesleri kesti. Gün ağarmadan su kenarına toplanan kalabalık, yüzyıllardır süregelen o gizemli ritüeli gerçekleştirmek için bir araya geldi. Ancak herkesin gözünü dikip beklediği o efsanevi olay yine gerçekleşmedi. İşte baharın habercisi şenliklerde sabahın ilk ışıklarında yaşanan şok edici bekleyişin ve merak edilen ritüelin perde arkası…
UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası listesinde yer alan ve baharın habercisi olarak kabul edilen Kakava, bu yıl da beklentilerin çok ötesinde bir kalabalığa sahne oldu. Edirne’de 5-6 Mayıs tarihlerinde düzenlenen tarihi Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri, renkli ve bir o kadar da mistik anlara ev sahipliği yaptı.
Dün devasa Kakava ateşinin yakılmasıyla başlayan ve binlerce kişinin roman havalarıyla sabaha kadar dans ettiği eğlencelerin ardından, asıl kritik ritüel sabahın ilk ışıklarında gerçekleşti. Binlerce insan, dileklerini yazdıkları kağıtları Sarayiçi’ndeki Tunca Nehri’nin serin sularına bırakırken, evlerine bereket getirmesi inancıyla ağaçlardan kopardıkları dallarla yüzyıllık geleneği yaşattı. Etkinliğe katılan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da katılımın rekor seviyede olduğunu belirterek, bu büyük coşkunun ülkemize ve tüm insanlığa huzur getirmesini diledi.
Her yıl Türkiye’nin çeşitli noktalarından (özellikle kültür turlarıyla Gaziantep’ten giden misafirlerin de yoğun ilgi gösterdiği) geniş çaplı katılımlara sahne olan Kakava, 5-6 Mayıs tarihlerinde Edirne Sarayiçi’nde kutlanıyor. Baharın gelişini simgeleyen bu şenlikler, Google aramalarında “nasıl gidilir” ve “ritüelleri nelerdir” gibi sorularla günlerce trendlerde kalıyor.
Sabahın ilk ışıklarıyla nehir kenarına inmek, Hıdırellez’in en güçlü ritüellerinden biridir. Suya atılan kağıtlardaki dileklerin kabul olacağına, nehirden alınan suyun veya etraftan koparılan yeşil dalların evlere maddi bolluk getireceğine inanılır. Şenliğe İstanbul’dan katıldığını belirten Duygu Görücü, “Geceden beri buradayız, dileklerimizin kabul olmasını bekliyoruz” derken; konuyu akademik boyuta taşıyan öğretim görevlisi Fatma Arık ise bu mistik atmosferin devam etmesinin Roman kültürü araştırmaları açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.
Roman kültürünün en merak uyandıran mitolojik ögelerinden biri olan Babafingo efsanesi, nehrin sularından çıkarak halkına bolluk ve bereket getirecek kurtarıcı bir lideri simgeler. Her yıl 6 Mayıs sabahı kalabalık, nehrin yüzeyine bakarak onun sudan çıkacağı anı bekler. Ancak bu yıl da o gizemli bekleyiş hüsranla sonuçlandı. Şenlik alanında sabahlayan katılımcılardan Mert Akman, o anları şu sözlerle özetledi: “Burada sabahladık, Babafingo’nun çıkmasını bekledik ama sudan çıkmıyor. Bu topluma mı çıkmıyor anlamadım, seneye yine bekleyeceğim. Ben göremezsem çocuğum görür.”
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap