Ortadoğu’da bir ayı geride bırakan ve küresel çapta kriz endişesi yaratan İran merkezli savaşta yepyeni bir diplomatik cephe açıldı. Çin ve Pakistan, silahların susması için “5 maddelik ortak barış vizyonu” hazırlayarak acil ateşkes çağrısı yaptı. Gözler şimdi, savaşın taraflarını İslamabad’da aynı masaya oturtmayı hedefleyen bu kritik hamlede.
Ortadoğu’da tam bir aydır dinmeyen ve bölgeyi adeta felakete sürükleyen savaş tablosunda taşlar yerinden oynuyor. Amerika Birleşik Devletleri ve İran hattında tırmanan ve küresel piyasaları altüst eden çatışmaları durdurmak için iki dev ülke düğmeye bastı. Çin ve Pakistan, tüm dünyanın kilitlendiği krize kalıcı bir çözüm getirmesi beklenen tarihi bir inisiyatif alarak, 5 maddelik bir ortak barış planını dünya kamuoyuna duyurdu. Planın odak noktası ise “önkoşulsuz ve acil ateşkes”.
Krizin en başından beri “denge” politikası izleyerek temkinli adımlar atan Çin, Pakistan’ın bölgesel ve stratejik ağırlığını yanına alarak sürece resmi olarak müdahil oldu. Diplomatik kulisleri hızla hareketlendiren bu 5 maddelik barış girişiminin kalbinde ise çok net bir talep var: Saldırıların anında durdurulması ve vakit kaybetmeden barış görüşmelerinin başlatılması. Siyasi analistler, krizin derinleşmesinin yaratacağı küresel faturanın çok ağır olacağına dikkat çekerek, bu vizyonun çatışmalardan çıkış için en güçlü “acil durum freni” olabileceğini belirtiyor.
Savaşın ana tarafları ABD ve İran’ı kimin, nerede bir araya getireceği tartışılırken, barış planının en cesur çıkışı Pakistan’dan geldi. Ortadoğu’daki yangını söndürmek için resmi bir ‘müzakere merkezi’ olmaya adaylığını koyan Pakistan yönetimi, ellerindeki en büyük kozu masaya sürdü. Pakistanlı yetkililer, “Hem ABD hem de İran bize güveniyor” diyerek, bu güven köprüsü sayesinde kilitlenen diplomasinin açılabileceğine ve iki zıt kutbun İslamabad’da doğrudan görüşebileceğine olan inançlarını vurguladı.
Ters piramit mantığıyla krizin geçmişine bakıldığında, bu barış adımının ne kadar hayati bir dönemece denk geldiği daha iyi anlaşılıyor. Kısa süre önce ABD’nin İran’a yönelik başlattığı devasa askeri harekatlar ve İran’ın füzeli misillemeleri sonrasında bölgedeki ateş çemberi daralmıştı. Enerji güvenliğinin tehlikeye girdiği, bölge ülkelerinde alarm durumunun yaşandığı bu kritik aşamada gelen Çin-Pakistan ortak hamlesi, sürecin gidişatını değiştirebilecek yegane çıkış kapısı olarak görülüyor.
Şimdi tüm dünyanın cevabını aradığı tek bir soru var: Washington ve Tahran yönetimleri, sunulan bu 5 maddelik can simidine tutunarak İslamabad uçağına binecek mi?
Kaynak : Haber Merkezi
Yorum Yap